(818 S. K. m. 125) (6762 S. K. m. 767)
Dava: (E) ile (K) arasında çıkan davadan dolayı (İzmir Beşinci Asliye Hukuk Hakimliği)nce verilen 19.9.1974 günve 154/299 sayılı hükmü onayan dairenin 26.6.1975 gün ve 1817/4349 sayılı ilamı aleyhinde davacı avukatı tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş davacı avukatı tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesini süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait otobüstü yolcu olarak seyahat ederken uğradığı cismani zararın bakiyesi hakkında açtığı dava zamanaşımı yönünden reddedilmiş, davacının temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Davacı, davalıya ait otobüste yolcu olarak seyahat ederken otobüsün duran kamyona çarpması sonucunda yaralandığı ve beden gücünün % 58 ini kaybettiği, ihtilafsızdır. TTK.nun 806. maddesi gereğince taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla ve kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları ödemekle yükümlüdür.
TTK. nun 767. maddesi uyarınca, taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacaklar bir yıllık zamanaşımına tabi ise de, aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan ayrık hükümde, meydana gelen bir kaza sonucunda cismani zarara uğrayan yolcuya karşı taşıyıcının sorumluluğu hakkında bu sürenin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir. Bundan başka, yolcu taşımada, taşıyıcı ile yolcu arasında bir taşıma bağıtının oluştuğu kuşkusuzdu. Oysa, 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanununun birinci maddesinde, karayollarındaki trafiğin bu kanun hükümlerine tabbi olduğu açıklanmış ve aynı kanun 2/B maddesinde de, Trafik, "yayaların, hayvanların ve taşıtlarla muteharrik makinelerin karayolu üzerindeki hal ve hareketleri" olarak tanımlanmıştır. Böyle olunca, sadece trafik olaylarına uygulama olanağı bulunan mezkur kanunun 50. maddesindeki iki yılık zamanaşımı süresinin de taşıma sözleşmelerine uygulanması düşünülemez. Daha açık bir deyimle, yolcu ve eşya taşıma sözleşmelerinden doğan tazminat davaları, Karayolları Trafik Kanununun kapsamı dışında kalmakta ve TTK.nun taşıma işleri ile ilgili altınca faslın ikinci kısmında yer alan hükümlere tabi bulunmaktadır. O halde, taşıma bağıtı hakkında zamanaşımı bakımından TTK. 767. maddesi uygulanamayacağına ve yasada başka bir zaman aşımı süresi gösterilmediğine göre, aynı kanunun birinci maddesinin yollamada bulunduğu BK.nun 125. maddesinde öngörülen o yıllık genel zamanaşımı süresinin olayda uygulanması gerekir.
Bu yönler gözetilmeden davanın zamanaşımı gerçekleşmesinden sonra açıldığı nedenine dayanılarak reddine dair verilen kararın Dairemizce zuhulen onanmış olduğu anlaşıldığından davacı vekilini buna ilişen karar düzeltme isteği yerinde görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacını karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 26.6.1975 gün ve 1817/4349 sayılı kararını kaldırılmasına ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve 1400 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine 18.4.1977 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy