(818 S. K. m. 18, 19, 20) (1163 S. K. m. 53) (6762 S. K. m. 381)
Dava: Davacılar vekili, müvekkillerinin sahip oldukları arsanın 1/20 payını, kooperatifçe yapılacak inşaatın ön cephesinden iki daire verilmesi şartı ile anlaşarak davalı kooperatife devrettiklerini ve bu konuda kooperatifçe 51 sayılı karar alındığı halde biten inşaatın anlaşma koşullarına göre 25 - 28 nolu dairelerin müvekkillerine verilmesi gerektiği halde 28 nolu dairenin kooperatif müdürüne kura dışı tahsis edildiğini ileri sürerek bu iki dairenin müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili cevabında, davacıların kendi istekleri ile kur'a işlemine katıldıklarını ve sonucunda 25 ve 27 nolu dairelerin davacılara teslim edildiğini, ancak davacıların 27 nolu daireyi sonradan beğenmeyerek münazaa çıkardığını, ayrıca davacıların işçi kooperatifinden yararlanabilmeleri için gerekli belgeleri S.S. Kurumundan getirmediklerinden tescil işlemlerinin yerine getirilmediğini suvunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanılan delillere göre ortada iptali gereken genel kurul kararı olmadığı ve davacıların iştirak ettikleri genel kurulda kuraya dahil edilmelerine ilişkin karar alındığı sırada bu karara muhalif olduklarını açıklamadıkları gibi, TTK.nun 381. maddesinde belirtilen süre içinde de dava açılmamış olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar ile davalı kooperatif arasındaki düzenlenmiş olan 21.11.1973 tarihli sözleşme (akit serbestisi) prensibine göre geçerli ve tarafları bağlayıcı niteliktedir. Söz konusu sözleşmeye göre davalı kooperatife ortak kaydedilen davacılara inşa edilecek binaların ön cephesinden 2 daire tahsis etmeyi kabul ettiği gibi bu kabulünü de yönetim kurulunun bir kararı ile teyid de ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı kooperatife ait binaların kur'a çekimine ilişkin noter zaptından davacıların 21.11.1973 tarihli sözleşme ile edindikleri tercih hakkından vazgeçerek kuraya iştirak etmeyi kabul edip etmedikleri ve kur'a sırasında hazır bulunup bulunmadıkları ve ayrıca kur'a çekimine ilişkin işlemin kooperatif genel kurulundan geçirilip geçirilmediği de dosya münderecatından anlaşılamamaktadır.
Yukarda belirtilen hususlar tahkik edilerek hasıl olacak sonuca göre bir hüküm tesisi iktiza ederken ortada davacılara daire tahsisi ile ilgili kooperatif genel kurul kararı bulunmadığı belirtildiği halde kooperatifler Kanununun 53. maddesi muvacehesinde uygulanması mümkün olmayan TTK. 381. maddesindeki süreden bahisle çelişkili bir şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy