(6762 S. K. m. 1460) (1086 S. K. m. 176, 177)
Dava: C.Ç ile Çapa Marka Gıda San. A.Ş. arasında çıkan davadan dolayı İstanbul As.1. Ticaret Mahkemesince verilen 7.4.1978 gün ve 1750/606 sayılı hükmü bozan dairenin 6.7.1978 gün ve 3158/3661 sayılı ilam aleyhinde davalı avukatı tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşuluş düşünüldü :
Karar: Dava seçimleri meşgul olan yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanan rapor düzenlemesi olanaksız olan bırakılan raporunu inceleyen ve toplantı ilanı tamamlanmayan vesair nedenlerle usulsüz ve gündem dışı karar alan davalı şirket genel kurul kararlarının iptali isteğidir.
Mahkemece toplantı ve alınan kararların batıl olduğu kabul olunarak toplantı ve kararın batıl olduğunu saptanmasına ve iptal kararı verilmesine mahal olmadığına dair verilen karar dairemizce bozulmuş v davacı vekil kararın düzeltilmesinin talep etmiştir.
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde verdiği cevapta, T.T.K.1460 maddesi uyarınca şirketle ortakların ilişkilerinden doğan davalının basit yargılama usulüne tabi olduğunu ve bu nedenle HUMK.maddesi 176/II fıkrası gereğince basit yargılama usulüne tabi olan davalar adli ara vermede görüleceği gibi süreler de işleyeceğinden adli tatil içinde tebliğ edilen Yargıtay bozma ilanına karşı 15 günlük karar düzeltme süresinin adli ara verme içinde geçirildiğinden dilekçenin reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava anonim şirket ortağı tarafından kanuna aykırı biçimde toplandığı iddiasıyla genel kurul kararının iptali hakkında şirket aleyhine açılmış bulunduğundan ortakla şirket arasında bir dava olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle bu davada T.T.K. 1460. maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanması gerekmektedir.
1711 sayılı kanunla değiştirilen HUMK.nun 176/II bendi gereğince basit yargılama usulüne bağlı tutulan davalara adli ara verme de bakılır bu davalara ait süreler adli ara vermede yürüyeceği gibi anılan madde hükmü Yargıtay incelemelerinde de uygulanır.
Basit yargılamaya tabi tutulan davaların bir an önce sonuçlanmasının amaçlayan yasa koyucunu bu davalarda da normal yargılamaya tabi davalara ilişkin sürelerle ilgili yasa hükümlerinin uygulanmasına arzuladığı sonucu ters düşer. Kanunen usul yasasında adli ara vermede sürelerin işlemeyeceği HUMK. 177. madde hükmünden de anlaşılmaktadır. Anılan yasanın 176 ve 177. maddelerinin birlikte incelenmesinden 177. madde hükmünün yalnız adli ara vermede görülmesi mümkün olmayan davalara uygulanamayacağı başka bir deyişle adli tatilde görülmesi caiz olan tüm dava ve işlerde 177. maddeleri sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlaması halinde tatilin bittiği günden itibaren 7 gün uzatılmış sayılacağı hükmünün uygulanamayacağını kabulü doğaldır. Doktrin de aynı görüşü benimsemiş bulunmaktadır. (Prof. Baki Kara-Hukuk Muhakemeleri usulü 1968 b.700, Prof. Necip Bilge, Doç. Ergin Özden, Meçini yargılama Hukuku 1978 SHP.317).
Olayda düzeltilmesi istenilen dairemiz kararı davalı vekilince 20.7.1978 tarihinde tebliğ edilmiş ve düzeltme dilekçesi 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 12.9.1978 tarihinde verilmiş olduğundan dilekçenin reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, 23.10.1978 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy