(2004 S. K. m. 16, 129, 133)
Dava: Hükmün müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler vekili tarafından temyiz olunması üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 08.10.1979 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İncelenen satış dosyası münderecatına göre şuyuun satılarak giderilmesine dair ilâmın icrasının istenmesi üzerine tayin edilen birinci satış günü olan 24.04.1979 tarihinde ihaleye, paydaşlardan Necibe (300.000) lira pey sürmüş, bunun teklif ettiği bedel muhammen bedel olan (700.000) liranın %75'ini bulmadığından ikinci arttırmaya bırakılmış ve 04.05.1979 tarihinde yapılan ikinci arttırmada (211.000) liraya yine Necibe'ye ihale edilmiş ve kendisine ihale bedelini yatırması için 20 gün mehil verildiği halde bu para dahi yatırılmadığından icra memurluğunca 25.05.1979 tarihinde ittihaz olunan kararla 569 parselin Necibe'den sonra en çok arttıran Cevat'a teklif yapılmasına karar verilerek (186.100) liraya Cevat icra memurluğunca yapılan teklifi kabul edip ihalenin ona icra edildiği anlaşılmaktadır. Paydaşlardan Münevver ile Emine İİK.nun 133. maddesine dayanılarak yapılan bu muameleyi sulh hakimliği nezdinde şikayet ederek ihalenin feshini istemişlerdir. Şikayet dilekçesinde iş bu yasal olmayan işleme 14.06.1979 tarihinde muttali olduklarını bildirmişlerdir. Sulh hâkimliğince şikayet süre ve esastan reddedilmiştir. Bu kararı müştekiler temyiz etmişlerdir. Özetlenen şu duruma göre halledilmesi gerekli husus şikayetin süreye tabi olup olmadığı; tabi ise şikayette başlangıç olarak hangi tarihin alınması gerektiği hususları ile satış memurunun yaptığı muamelede yasaya aykırı bir yön bulunup bulunmadığı hususlarından ibaret bulunmuştur. İİK.nun 133. maddesinde belirtildiği veçhile taşınmaz kendisine ihale edilen kimse tayin edilen süre içinde parayı vermez ise ihale kararı feshedilerek kendisinden evvel en yüksek teklif eden kimsenin ileri sürdüğü pay 129/1. maddeye uygun bulunması ve adresi de malum bulunması halinde kendisine taşınmazı alıp almayacağının teklif edileceği saptandıktan sonra şayet almaz ise taşınmaz hemen 7 gün müddetle arttırmaya çıkarılacağını ve bu arttırmanın ilgililere tebliğ edilmeyeceğini ve yalnız ilânla iktifa edileceği öngörülmüştür. Bu ikinci ihalede, ihale üzerinde kalan kimsenin teklif ettiği bedeli ödenmemesi halinde bu maddenin birinci ihaleye ilişkin hükümlerinin uygulanacağına dair bir yollama yapılmadığına göre birinci ihale usulünün olaya uygulama olanağı kalmadığından kendisinden sonra en çok arttırana teklif yapılmayarak taşınmazın yeniden ihaleye çıkarılması gerekir. Bu halde, memurun yasaya aykırı işlemlerinin İİK.nun 16/son madde gereğince düzeltilmesi talebi süreye tabi olmadığı düşünülmeksizin şikâyetin süre yönünden reddine karar verilmesi bu suretle yasaya aykırıdır. Diğer taraftan mahkeme kararında şikâyete başlangıç olarak ikinci ihale tarihi olan 04.05.1979 tarihi alınmıştır. Bu tarihten sonra en çok arttırana teklif sonradan yapılmış ve memurlukça müştekilerin gıyabında 25.05.1979 tarihinde alınan karar üzerine şikayet konusu işlem yapılmıştır. Bu işleme müştekilerin daha evvel ıttıla kesp ettiklerine dair dosyada bir belge olmadığına göre şikâyete müştekilerin beyan ettiği 16.04.1979 tarihi başlangıç olarak alınması gerekir. Bu halde şikâyet 7 günlük süre geçmeden 21.06.1979 tarihinde yapıldığından süresindedir. Bu sebeple süre yönünden red gerekçesi kabul şekline göre de yasaya aykırıdır.
Yukarda belirtildiği veçhile ikinci ihalede teklif yapan kimsenin verilen süre içinde parayı yatırmaması halinde birinci ihalede olduğu gibi ondan evvelki en çok arttırana ikinci ihalelerde teklif yapılamayacağı ve taşınmazın yeniden ihaleye çıkarılması gerekeceği cihetle şikayetin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi esastan yanlış olduğundan kararın esastan bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarda yazılı nedenlerle müştekilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün esastan ve kabul şekline göre İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.12.1979 gününde, oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy