(6762 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Adana Beşinci Asliye Hukuk Hakimliği'nce verilen 20.4.1981 tarih ve 90/242 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı avukatı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar; ayrı ayrı işyeri sahipleri olduklarını, ancak muhasebecilerinin aynı kişi olduğunu, muhasebecinin işi bırakması nedeniyle evinden hep birlikte ticari defterlerini aldıklarını otomobile bıraktıklarını, konuşmak için bir pastaneye oturduklarını, otomobilin de boş bir arsaya park edildiğini bu arada aracın camı kırılarak saat yirmi sıralarında defterlerin çalındığını belirterek zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlık nedeniyle zayi belgesi istenemeyeceğini ileri sürmüştür.
Mahkemece; iddia, savunma, tanık sözleri ve ilgili belgelere göre davacılara ait ticari defter ve belgelerin hırsızlık yolu ile çalındığı kabul edilerek kaybolmuş bulunduklarının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Her ne kadar TTK. m. 68/f-4 hükmüne göre (ticari defterlerin ziyaa uğradığı belgesine ilişkin) istekler hasımsız diğer bir deyişle nizasız kaza yolu ile açılıp incelenmekte ise de, bu olayda davacılar, kendilerine (Maliye Bakanlığı'na izafeten Adana Defterdarlığı'nı) hasım kabul edip davayı adı geçen idari teşekkül aleyhine açtıklarına göre, davalı durumundaki bu teşekkülün aleyhine verilen hükmün temyiz etme hakkı bulunduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekmiştir.
2 - Davacılar TTK. hükümlerine göre usulüne uygun bir şekilde tutup belirli süre içinde de muhafaza ile yükümlü bulundukları ticari defterlerini özel arabalarının arkasında taşıdıkları bir sırada çaldırdıklarını iddia etmişlerdir. TTK. 68/f-4 hükmüne göre, zayi belgesinin verilebilmesi hali (yangın, su baskını veya yer sarsıntısı) gibi afet halleri ve inhisar ettirilmiş bulunmaktadır. Olayda ise, davacılar sadece ticari defterlerinin hırsızlık suretiyle özel arabalarından alındığını iddia etmişlerdir. Dosya muhtevasına göre davacıların daha önceki yıllarda da aynı iddiayı ileri sürmek suretiyle zayi belgesi istedikleri anlaşılmaktadır.
Dava konusu olaydaki hırsızlık iddiasının TTK. nun yukarda söz konusu (afet hallerinden) kabul edilmesi mümkün olmadığından kararın davalı idare lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı idarenin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 14.12.1981 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy