(818 S. K. m. 61, 109, 410, 413)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Bursa 5. Asliye Hukuk Hakimliği'nce verilen 20.12.1982 tarih ve 979/926 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı avukatı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekiledeninin davalı şirketin komanditer ortaklarından bulunduğunu, yönetici komandite ortağın kötü yönetimi sonucu hacze konu olan şirket borçlarından 96.528 liralık bölümünün yetki ve sorumluluğu bulunmadığı halde sırf şirketi güç durumdan kurtarma amacıyla vekil edence ödendiğini, ancak yöneticinin bunu geri vermeye yanaşmadığını beldirerek, şirket adına ödenen 96.528 liranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yasaya aykırı biçimde şirket yönetimine el koyup fabrikayı fiilen işleten davacının elde ettiği paralardan ödeme yaptığı, komanditer ortak olarak ödeme yetki ve yükümü bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, şirket borcunu ödeme hak ve yükümü bulunmayan davacının fuzuli vekil sıfatıyla yaptığı ödeme nedeniyle şirkete dönemiyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, komanditer ortağın yasal bir yükümlülüğü bulunmadığı halde, davalı şirketin kesinleşen takipteki borcunu kendiliğinden ödenmesi nedeniyle, bunun geri verilmesi istemine dayalıdır. Davacı, başkasının borcunu ödeyen 3. kişi durumundadır.
Başkasının borcunu ödeyen 3. kişi, borçlu kendisine yetki vermemiş olsa bile, borçlunun temsilcisi olarak hareket etmiş olur. Borçlu ile 3. kişi arasındaki hukuki ilişkide, BK.nun 109. maddesinde koşulları belirtilen ve halefiyeti gerektiren bir durum söz konusu değildir. Ancak, yetkisi bulunmaksızın borcu ödeyen 3. kişi ile borçlu arasındaki hukuki ilişki vekaletsiz işgörme niteliğindedir. Çünkü 3. kişi ödemesi ile borç bizzat borçlu tarafından ödenmiş gibidir ve bu ödeme sonucu borç sükut etmiştir. Eş anlatımla, 3. kişi, borçlu yararına vekaletsiz iş görmüş demektir. Bu nedenle, başkasının borcunu ödeyen durumundaki davacının, ödediğini vekaletsiz iş görme (BK. 410-413) ya da haksız zenginleşme (BK. 61-66) hükümlerine göre geri isteme hakkı bulunmaktadır. 3. kişinin ödemesi ile borç sona erdiğinden, alacaklının mal varlığında haksız bir zenginleşmeden de söz edilemez. Buna karşılık ödemede bulunan 3. kişi, borçluya karşı vekaletsiz iş gören durumunda olduğundan BK. 413. maddesine dayalı biçimde istemde bulunabilecektir. Vekaletsiz iş görme, borçlunun menfaatine uygun değilse ya da borçlunun karşı koymasına karşın yapılmışsa, 3. kişi giderleri değil, ancak borcun sona ermesi nedeniyle borçlunun malvarlığında oluşan zenginleşmeyi isteyebilecektir. Bilimsel öğretideki baskın görüş de bu doğrultudadır. (Bkz. A. Von Tuhr. Borçlar hukuku. Av. Cevat Edege Çevirisi, Yargıtay Yayını No: 15, Ankara - 1983, Sh. 486; Prof. Dr. Kenan Tunçomağ Türk Borçlar hukuku, İstanbul 1976 C. 1. Sh. 727; Seza Reisoğlu " Sebepsiz İktisap Davasının Genel Şartları" Ankara - 1961, sh. 90,91). Tüm bu nedenlerle, mahkemece sorumlu olmadığı halde komanditer ortağı bulunduğu şirketin takipteki borcunu ödeyen 3. kişi durumundaki davacının, ödeneni geri isteme hakkı bulunmadığının kabulü doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan bu ilke doğrultusunda mahkemece davacı ve diğer komanditer ortakların yasaya aykırı biçimde şirket ve fabrika yönetimine eylemli olarak el koyarak; dava konusu paranın fabrika gelirinden ödendiği, yolundaki savunma da gözetilerek gerekli araştırmanın yapılması ve fabrikaya el konulan döneme ait şirket defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılıp davalıya varsa bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı da verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken noksan soruşturma ile ve yazılı biçimde karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine 31.3.1983 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy