(6762 S. K. m. 116, 117, 119)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı (İskenderun İkinci Asliye Hukuk Hakimliği)'nce verilen 5.4.1983 tarih ve 719-182 sayılı hükmün temyizine tetkiki davacı ve davalı avukatı tarafından istenmiş ve temyiz tetkiki davacı ve davalı avukatı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı gemisinin müvekkiline ait römork'a manevra sırasında çarparak hasara neden olduğunu belirterek saptanan zarar tutarı (400.000) liranın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın donatan adına açılması gerektiğini müvekkilinin sadece gemiye ait liman işlemlerini yaptığını, kusurun davacı yanda olduğunu ve istenilen tazminatın fahiş bulunduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, ilgili belgeler ve bilirkişi raporu gereğince saptanan (161.000) liranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davacının römork'una, Lübnan Bayraklı Navi...Gemisi'nin çarparak verdiği hasarın tazmini istemiyle açılmış olup, haksız fiile dayanmaktadır. çatma ve haksız fiil hükümlerine göre donatan sorumlu ve hasım olabilir. Bu dava ise, donatana karşı değil, acentası aleyhine açılmıştır. TTK.nun 116,117 ve 119. maddelerinde açıkça (acentanın aracılıkta bulunduğu veya aktettiği mukavelelerle ilgili işlemler) yapabileceği ve (bu gibi mukavelelerden çıkacak anlaşmazlıklardan dolayı) müvekkili donatan namına davalı olabileceği veya kendisine karşı da ancak bu sıfatla dava açılabileceği, belirlenmiştir. Dava konusu istem ise, acentalık sözleşmesi ile ilgili akitten doğmamış olup bunun gibi bir hukuki işlemle ilgili olmayıp, çatma gibi haksız fiile dayandırıldığından, şahsi sorumluluk hükümlerinin uygulanmasını ve dolayısıyla acentanın değil doğrudan doğruya donatanın davalı gösterilmesini, gerektirmektedir. Dairemizin öteden beri uygulaması ve ilmi görüşler de bu yoldadır (Y. Tic. D. 27.1.1959 t. 2669-89, Y. Tic. D. 31.5.1955 t. 2305-3941, Y. Tic D. 18.12.1956 t. 6951-6552) (Prof. Sami Okay, Deniz Ticareti ile ilgili Yargıtay Kararları Kitabı, sf. 60. dipnotu, aynı eser sf. 304, aynı eser sf. 733). Donatanın acentaya bu dava için yetki ve vekalet verdiği de ileri sürülmemiş ve ispatlanmamıştır.
Şu duruma göre, haksız fiili meydana getiren gemi donatanı yerine Abdullah ve oğulları vapur acentalığına husumet düşmeyeceğinden husumet itirazının kabulü gerekirken, aksine düşüncelerle bu davalı hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıdaki gerekçelerle, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, 17.10.1983 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy