(6762 S. K. m. 564, 676)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Bursa Beşinci Asliye hukuk Hakimliği)nce verilen 12.3.1985 tarih ve 1093-96 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın Altıparmak Şubesi müşterilerinden olan müvekkilinin tahsili için tevdi ettiği senetlerden 25.6.1983 vade tarihli (100.000) liralık senedi zayi ettiğini, bununla ilgili olarak mahkemeden iptal kararı almış ise de, borçluya gidildiğinde borcu kabul etmediğini, davalının kusurlu davranışı sonucu müvekkilinin alacağın tahsil imkanı bulamadığını belirterek, alacaklısı davacı ve borçlusu dava dışı Ömer olan 25.6.1983 vade tarihli (100.000) liralık senedin aynen iadesini, mümkün olmadığı takdirde (100.000) liranın tazmini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, tahsil için müvekkili bankaya verilen senedin postada kaybolması üzerine mahkemeye müracaatla zayi nedeniyle iptal kararı alındığını, bu itibarla kaybolan senedin iadesinin istenilemeyeceğini, ayrıca davacı ile müvekkili arasında bir borç ilişkisi mevcut olmayıp, bankanın davacı adına tahsile aracı olduğunu, senedin kaybolmasında müvekkilinin kasıt veya ihmalinin bulunmadığı, davacının alacağını senet borçlusundan istemesi gerektiğini, zararının henüz gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanılan deliller dayanak yapılarak, davalının kendisine güvenilerek teslim edilen senedin kaybolmasına sebebiyet verdiği ve bu itibarla sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından tahsili için davalı bankaya verilmiş olan senedin, borçlunun bulunduğu yerdeki banka şubesine gönderilmesi sırasında zayi edilmesi nedeniyle, bu konuda iptal kararı alınarak senet borçlusuna müracaat edilmesine rağmen, tahsil imkanı bulunamadığı için kusurlu davranışı sonucu davacının zararına sebebiyet veren davalı bankadan senet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı banka senedin zayi edilmesi üzerine vekil hamil sıfatıyla Bursa beşinci asliye Hukuk Mahkemesi'ne açtığı dava ile 18.10.1984 tarihinde zayi nedeniyle iptal kararı almış bulunmaktadır. Her ne kadar iptal kararı, iptal olunan senet yerine geçen bir senet niteliği taşımaz ve bu itibarla kıymetli evrak olarak kabul edilemez ise de, TTK.nun 564. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, iptal kararı üzerine hak sahibi hakını senetsiz olarak da öne sürebilir. Bu itibarla senet alacaklısı olan davacının öncelikle bu karara istinaden borçluya takip etmesi, bir sonuç alınmazsa bu takdirde bankanın kusurlu hareketinden dolayı zarara uğradığından bahisle banka aleyhine dava açması gerekir. Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu doğrultudadır. (Bkz. Y. 11. HD. 3.2.1977 gün E. 76/5774, K. 77/427 ve Y. 11. HD. 29.9.1977 gün 77/3659-3923 sayılı kararlar). Oysa davacı zayi nedeniyle iptal kararı alınmadan ve bu karara dayanılarak senet borçlusuna müracaatta bulunmadan, 3.10.1983 tarihinde keşide ettiği poliçenin senedin borçlusu tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek banka aleyhine dava açmış bulunmaktadır. O halde mahkemece davacının yukarıda açıklanan prosedürü takip etmeden dava açmış olması ve henüz zararı gerçekleşmemiş bulunmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı olduğu şekilde davanın kabulü doğru görülmemiş ve
bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya geldiğinde 11.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 2.7.1985 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy