(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kartal Asliye 2. Hukuk Hakimliğince verilen, 13.7.1985 tarih ve 211-591 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı nevakısın ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu kerre ikmalen gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı borca karşılık 15.12.1983, 15.1.1984 ve 12.2.1984 vade tarihli 700.000'er liralık ve 15.3.1984 tarihli 10.700.000 liralık bonolar verdiğini, ayrıca bu bonoların teminatı olmak üzere taşınmazını 16.11.1983 tarihinde müvekkili lehine ipotek ettiğini, diğer taraftan bu bonoların dışında borcun tamamı ödenmediği takdirde geçerli olmak üzere 20.3.1984 vade tarihli 2.200.000 liralık bir bono daha verildiğini, davalının 2.100.000 liralık tutarındaki ilk üç senedi ödemesine rağmen, 10.700.000 liralık senedi vadesinde ödemediği için 2.200.000 liralık senedi de ödemesi gerektiğini, bu itibarla 12.900.000 lira için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılmış ise de, itirazda bulunduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 15'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, ipoteğin senetlere teminat olarak verilmesi nedeniyle davacının öncelikle senetleri takibe koyması gerektiğini, diğer taraftan 2.100.000 lira tutarındaki senetleri ödediklerini ve ayrıca 700.000 lira da elden ödeme yapıldığını, 20.3.1984 vadeli senedin teminat olarak verildiğinin, 16.11.1983 tarihli protokolde belirtildiğini, borcun 10.000.000 lirasını kabul ettiklerini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, protokol, ipotek akit tablosu, senetler ve icra dosyaları ile davacı asil ve davalı vekilinin beyanları dayanak yapılarak, davalının 12.800.000 lira olan asıl borcunun 2.800.000 liralık kısmının ödendiği, kalan 10.000.000 liralık kısmı da davalı vekilinin kabul ettiği, 2.200.000 liralık teminat senedinin ise protokole göre ipoteğin paraya çevrilmesi masrafları ile gecikme faizini kapsadığı ve bunların toplamının 784.370 lira olduğundan senedin bu miktar için hüküm ifade edeceği gerekçesiyle, davalının itirazının 10.784.370 liralık kısmının kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istem ile icra inkar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Davalı, icra takibi sırasında borcun 10.000.000 lirasını kabul etmiş, bu suretle borcun işbu 10.000.000 liralık kısmı uyuşmazlık konusu olmaktan çıkmıştır. Davacının itirazının iptali talebi ancak işbu 10.000.000 liranın üzerindeki bölümüne ait olabilir.
Mahkemece, davacı alacağı 10.784.370 lira olarak kabul edildiğine göre, davacının sadece 784.370 lira üzerinden haklı çıkmış olduğunun kabulü ile bu tutar üzerinden davacı yararına ücreti vekalet hükmedilmesi ve yargılama giderinin de açıklanan şekilde uyuşmazlık konusu alacağın miktar ve davacının haklı çıktığı tutar oranlanmak suretiyle hesap edilmesi gerekirken, davalı tarafı daha fazla ücreti vekalet ve masraf yüklenilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve 1 numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine 24.12.1985 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy