(1086 S. K. m. 344) (6762 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.3.1986 tarih ve 915 - 137 sayılı hükmü temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmiştir. Bu kere ikmalen gelmekle, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin muhtelif tarihlerde davalıya satıp teslim ettiği üzüm bedellerinden bakiye ödenmeyen (636.127) liranın davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teslim edilen üzümlerin bedelinin ödendiğini, faturaların kapalı olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, bilirkişi raporuna ve toplanan tüm kanıtlara nazaran davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı 14.2.1983 tarihli faturayla mal bedelinden ve evvelki ticari ilişki sebebiyle bakiye alacaktan dolayı toplam (636.127) lirayı dava etmiştir. Davalı ise alım satımın peşin şekilde yapıldığını, bedelin ödendiğini ve alınan faturalarında kapalı fatura olduğunu savunmuştur. Ancak davalı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle davalının davacıya 1982 yılından devreden borcu ve 1983 yılına ait 14.2.983 tarihli fatura bedeliyle birlikte toplam (636.127.50) lira borçlu olduğu ve bu meblağın 8.10.983 tarihinde yani fatura tarihinden 8 aya yakın bir süre sonra ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Böylece davalı defterlerindeki kayıtlar faturanın bedeli ödenmiş gerçek kapalı bir fatura olmadığı ve alım satımında peşin parayla yapılmış bir satım olmadığı meydana çıkmış olmaktadır. TTK. 84. maddesi hükmüne göre davalı defterindeki bu kayıt davalı aleyhine delil teşkil eder. Ancak davalı defterinde ödeme kaydı mevcut ise de, bu ödeme kaydının dayanağı olarak başka bir belge mevcut olmadığından ödeme kaydına itibar edilmesi mümkün değildir. Bu durumda davalıya ödeme savunmasını ispat için imkan verilmesi ve gereğinde yemin teklifi hakkının hatırlatılması ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken kararda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ödediği temyiz peşin harcının isteği halin de temyiz edene iadesine 01.12.986 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy