(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Düzce 1. Asliye Hukuk Hakimliği)'nce verilen 30.12.1987 tarih ve 980-957 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat sigortalı emtianın davalıya ait kamyonla taşındığı sırada, kamyonun devrilmesi sonucu hasara uğradığını, hasar nedeniyle sigortalı malın sahibine (4.478.874 TL.) tazminat ödendiğini ileri sürerek, mezkür meblağın temerrüt faiziyle birlikte rücuan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, sigortalı malın hasarına yol açan olayın 21.1.1986 tarihinde vuku bulduğunu, sigorta poliçesinin ise sigorta ettirenin riskin gerçekleştiğini öğrenmesinden sonra 6.2.1986 tarihinde düzenlendiğini, sigorta sözleşmesi geçersiz olduğundan davacı sigortacının halef sıfatını kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, rizikonun gerçekleştiği sigorta ettiren tarafından öğrenildikten sonra düzenlenen poliçenin TTK.nun 1279. maddesine göre geçersiz olduğu, geçersiz bir sigorta akdine dayanılarak sigorta tazminatı ödenmesinin sigortacıya halefiyet yoluyla talep hakkı bahşetmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sigortalı mallar 21.1.1986 tarihinde hasara uğramış ve sigorta poliçesi daha sonra 6.2.1986 tarihinde düzenlenmiş ise de davacı sigorta şirketi ile hasara uğrayan malların sahibi Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. arasındaki sigorta sözleşmesi mezkür poliçeyle değil 19.1.1983 tarihli sigorta abonman sözleşmesiyle kurulmuştur. Başlangıçta bir yıl için düzenlenip 12. maddesi uyarınca her yılın sonunda feshi ihbar edilmemekle süresi uzatılmak suretiyle rizikonun gerçekleştiği tarihte de yürürlükte olduğu anlaşılan abonman sözleşmesinin 1. maddesinde bu sigortanın sigorta ettirene ait bilumum malzemenin Türkiye hudutları içinde taşınması sırasında uğrayabileceği hasarları teminat altına aldığı belirtilmiş bulunmaktadır. Bir çerçeve anlaşması niteliğinde olan abonman sözleşmesinin imzalanmasıyla _?*orta akdi oluştuğuna göre sigortacının o tarihten sonra gerçekleşecek rizikolardan sorumlu ve bu sorumluluğu nedeniyle sigortalısına yaptığı ödemelerden dolayı TTK.nun 1301. maddesi uyarınca sigortalıya halef olması tabidir. Bu durumda sigortacının rucuan talep etmekte haklı bulunduğu tazminat miktarı uzman bilirkişi marifetiyle hesaplattırılarak belirlenecek miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmek gerekirken yazılı olduğu şekilde sigorta akdinin rizikonun tahakkukundan sonra düzenlenen poliçeyle kurulduğundan bahisle ve olayda uygulama yeri bulunmayan TTK.nun 1279. maddesine dayanılarak davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.1988 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy