(818 S. K. m. 48) (6762 S. K. m. 56, 65)
Dava: Kemal ile Alanya D. Köyü vs. arasındaki davadan dolayı, Alanya İkinci Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/1988 gün ve 1266-114 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı fırın (gayrimenkul) sahibi olup işleticisi değildir. Bu durumu itibariyle tacir sıfatı yoktur. Davalılar ise, köy tüzel kişiliğiyle köy muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri olup onlar da tacir değildir. Davanın konusu ise, köy tüzel kişiliğinin davacının fırınının ön kısmında yeni bir fırın inşa ettirmek suretiyle davacı fırınının çarşı ile bağlantısının kesilmesi nedeniyle fırınının kiraya verilmesine engel olunacağından bahisle bunun bir haksız fili olduğu, kiraya verememek suretiyle zarara uğradığı iddiasıyla davalının fırının yıktırılmasına, zarar olarak mahrum kaldığı 100.000. TL kira parasının ve 1.000.000.- lira manevi tazminatın tahsili isteminden ibarettir. Görüldüğü üzere, taraflar tacir olmadığı gibi dava da haksız fiile dayanarak açılmıştır.
Davacı, 13.03.1987 tarihli dilekçesinde de (1 nolu bendi) davasının haksız eyleme dayandığını belirtmiş ancak, 3. Sahifesinde eylemin bir haksız rekabet durumunu da meydana getirdiğini ek bir gerekçe olarak ileri sürmüştür.
Mahkemece de olayın haksız bir rekabet olduğu şekilde bir tavsif yoktur. Aksine haksız rekabetin söz konusu olmadığı açıkça belirtilmiştir.
Diğer yandan, T. Ticaret Kanunu 56-65. maddelerinde haksız rekabeti düzenlemiş, ancak BK.nun 48. maddesini kaldırmamıştır. Bu suretle tacirler arasındaki haksız rekabete TTK. hükümleri, tacir olmayanlar (iki berber gibi) arasındaki haksız rekabete ise BK.nun 48. maddesi uygulanacaktır. Nitekim T.T. Kanununun tasarısında, BK.nun 48. maddesinin kaldırılması öngörüldüğü halde, komisyon ticari sahadaki haksız rekabet için konulmuş bulanan haksız rekabet hükümleri iktisadi hayatın diğer sahalarında tatbik yeri bulamayacağından BK.nun 48. maddesinin kaldırılması teklifinin uygun görmediğini belirtmiş, ancak BK.nun 48. maddesindeki hükümle yeni TTK. arasındaki tatbik sahası farkını belirtmek üzere BK.nun 48. maddesine bir fıkra eklenmesini uygun bulmuş ve 6763 sayılı TTK. Mer'iyet ve Tatbik Şekli Hakkında Kanunun 41/11-a maddesi ile BK.nun 48. maddesine ticari işlere ait olan haksız rekabet hakkında T.T.K. hükümleri mahfuzdur fıkrası eklenmiştir. Bu suretle ticari haksız rekabet ile ticari olmayan haksız rekabet birbirinden açık bir biçimde ayrılmış bulunmaktadır (Bkz. Prof. Dr. Yaşar Kara yalçın, Ticaret Hukuku, 1968, 1 giriş, Ticari İşletme, sh. 447, 450 ve devamı). Ticari haksız rekabetin tacirler arasında söz konusu olabileceği aşikardır. TTK. nun 4. maddesi de her iki taraf için ticari iş sayılan davaların ticari dava olabileceğini belirtmiştir.
Bu durum ve yukarıdaki açıklamalar karşısında, taraflar ve özellikle davalı taraf tacir olmadığından ve dava da bir ticari rekabet söz konusu olmadığından, dava ister gayri ticari haksız rekabet veya ister iddia gibi haksız fiil olsun, her iki halde de dosyanın temyizen incelenmesi Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin görevine girdiğinden ve fakat adı geçen daire daha önce görevsizlik kararı ile dosyayı 1. Hukuk Dairesi'ne gönderdiğinden, Daireler arasındaki görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yüksek Birinci Başkanlığa gönderilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Daireler arasındaki görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay Yüksek Birinci Başkanlığı'na gönderilmesine, 15.05.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy