(6762 S. K. m. 23)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kamyonu için müvekkili şirketten 7.12.1985 tarihli faturada gösterilen malları aldığını, ancak bedellerini ödemediğini ve yaptıkları takibe itiraz ettiğini belirterek 522.100 liralık takibe yapılan itirazın iptali ile % 15 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, açılan davanın yersiz olduğunu, kendisinin davacıdan hiç bir mal almadığını, ancak kardeşi H.'nin kendi adına davacıdan sadece 247.000 liralık mal aldığını, bunun 100.000 lirasını peşin ödediğini, geri kalanı için de fotokopileri ibraz olunan bonoları verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, tanık beyanlarına ve bilirkişi raporuna göre malların davalıya verildiği ve mal bedellerinin ödendiğinin de davalı tarafından ispat edilemediği sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Davalı cevabında ve beyanlarında, dava konusu oto parçalarının kardeşi tarafından alındığını, ancak faturanın kendisi adına kesildiğini ve satın alma tarihi Ocak 1985 ayı olduğu halde faturanın daha sonraki fiyatlara göre düzenlenmiş olduğunu, bu sebeple faturaya itiraz ettiğini bildirmiştir. 9.04.1987 tarihli celsedeki beyanı ve dosyadaki diğer delillere göre davacının sattığı mal bedelini davalının borç olarak kabullendiği anlaşılmaktadır. Davalıya gönderilen faturaya karşı TTK. nun 23. maddesine göre süresinde itiraz edildiği ispat olunamamıştır. Bu durumda faturada yazılı bedel davalıyı bağlayacak bir nitelik kazanmıştır. Davalının ilgili olduğu... Sanayi firması tarafından davacıya ciro edilen bonoların vade tarihleri Mart 1985 olup bu bonoların davalı tarafından ödenerek geri alındığı, bonoların davalı elinde bulunmasından bellidir.
Ancak 30.000 liralık bononun ödenip ödenmediği anlaşılamadığından mahkemece o bono hakkında taraflardan beyan alınarak değerlendirme yapılmak ve böylece tesbit edilecek tüm ödeme miktarı fatura bedelinden tenzil edilerek hüküm kurmak gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün davalı yararına bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 13.02.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy