(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 7)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... firması arasında 22.06.1981 tarihli umumi rehin senedine istinaden 300.000.-TL.`lık senet karşılığı kredi sözleşmesi yapıldığını, davalının müteselsil kefil olduğunu, rehin senetlerinin ödenmediğini, davalı ile ... firmasına 04.11.1982 tarihinde borcu ödemeleri ihbar olunduğu halde ödenmediğinden haklarında icra takibi yapıldığını ve davalının itiraz ettiğini belirterek, 979.210.-TL. borçla ilgili olarak davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının asıl borçlu hakkında aciz vesikası almadan müvekkilini takip edemeyeceğini, davacının beş sene evvel muaccel olan alacağını müvekkilinden yeni talep ettiğini, zamanaşımının söz konusu olduğunu, müvekkilinin kredi limiti olan 300.000.-TL.den fazlası ile sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
(1) Mahkemece, kredi sözleşmesine, icra dosyasına, davacının 04.11.1982 tarihli ihbar yazısına ve bilirkişi raporuna dayanılıp, takip tarihi itibariyle müteselsil kefil davalının 979.210.-TL. borçlu olduğu sonucuna varılıp, zamanaşımı itirazının reddiyle itirazın iptaline, takibin devamına, % 15 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece hükme dayanak yapılan 11.06.1987 tarihli bilirkişi raporunda borcun ve ferilerinin oluşumu detaylı bir şekilde belirtilmemiş olup Yargıtay incelemesine el vermeyecek nitelikte olduğu gibi davalı tarafça itiraza da uğramış bulunmaktadır. Bu nedenlerle yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, bankacılık dalında uzman olan bir bilirkişi tayin edilerek borcun ve ferilerinin zaman içinde oluşumu ve dayanakları belirtilmek suretiyle hazırlanacak rapora göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarda açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 28.03.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy