(743 S. K. m. 169) (818 S. K. m. 483)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.3.1988 tarih ve 450-189 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalılardan H.S. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan H.S.'a muhtelif tarihli toplam 7.050.000 lira limitli kredi sözleşmeleri uyarınca kredi kullandırdığını ve teminat mektupları verdiğini, diğer davalıların kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil bulunduklarını, teminat ödenmediğini ve depo istemlerinin yerine getirilmediğini iddia ederek 1.126.720 TL. kredi alacağının davalılardan H.S.'dan tümünün, diğer davalılardan kredi sözleşmelerindeki sorumlulukları miktarında % 70,8 temerrüt faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline toplam 1.524.412 TL. bedelli teminat mektupları bedellerinin faizsiz bir hesaba depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan H. ve M. vekili, müvekkillerinden M.'ın borçlu davalı H.'in eşi olduğunu, Sulh hakiminden izin alınmadığından kocası lehine olan kefaletinin geçersiz bulunduğunu, davanın şube adına açılması nedeniyle şubenin dava açma ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, davalı asil H. 12.11.1986 tarihli oturumda kredi sözleşmelerinde borçlunun kendisi olduğunu, davanın doğru olup aynen kabul ettiğini ancak depo istemini kabul etmediğini, borcun ipotekle karşılandığını bildirmiştir.
Davalılardan M.K. kefil olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar duruşmalara gelmemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, bilirkişi kurulu raporuna ve toplanan kanıtlara nazaran, davalılardan M.S.'ın borçlu davalının eşi olup, M.K.'un 169. maddesi uyarınca sözleşmede Sulh Hakiminden tasdik olmadan bu davalının kefaletinin alınmasının geçerli olmayacağı gerekçesiyle davalı M.S. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden sözleşmelerdeki sorumluluklarına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılardan H.S. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılardan H.S. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalılardan H.S. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy