(818 S. K. m. 81, 413) (6762 S. K. m. 780)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.2.1989 gününde davacı avukatı E.U. ile davalı avukatı F.G. gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili taraflar arasındaki 15.2.1983 tarihli sözleşme uyarınca davacı adına İskenderun ve Mersin Limanlarına gelecek emtianın bu limanlardan Irak'ın muhtelif yerlerine taşınması işini davalının üstlendiğini, davalıya ödenecek taşıma ücretine yükün limanlarda bekletilmesinin gerektirdiği ardiye ücretlerinin de dahil olduğunu, davalının müteaddit ihtarnamelere rağmen taşıma işlerini noksan ve gecikmeli olarak yaptığını, davacının bu yüzden büyük zarara uğradığını ileri sürerek cezai şarta ve fazlaya dair talepler hakları saklı kalmak kaydı ile davalının taşımayı zamanında gerçekleştirmemesinden doğan ve davacı adına tahakkuk ettirilen 100.000.000,-TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında sözleşmede limana gelen emtianın taşınmağa hazır biçimde müvekkili taşıyıcıya teslim edildiği halde davalının taşımaya başlamaması yüzünden doğacak ardiye ücretlerinin davalı tarafından ödenmesinin amaçlandığını, davacıya ait sebeplerle yükün limandaki ardiyelerde bekletilmesinden veya davacının taşıma işini sonradan tevdi ettiği dava dışı (... Nakliyat) firmasının yükü geç taşımasından ileri gelen ardiye ücretlerinden davalının sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki müvekkilinin yaptığı taşımaların ücretlerini müteaddit ihtarlara rağmen davacının ödemediğini, muaccel olmuş borcunu ödemeyen davacının taşımaya devam edilmesini davalıdan istemekte haklı olmadığını, müvekkilinin akdi haklı olarak feshedip birikmiş alacaklarının tahsili için davalıya karşı 1983/770 esas sayılı davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya içeriği belgelerden ve taraflar arasında derdest bulunan 984/770 sayılı dava dosyasında mevcut bilirkişi raporundan davacı adına gelip limanda bekletilen yüklerin ardiye ücreti 162.000.000 TL'nın dava dışı (... Nakliyat) firmasınca Liman İşletmesine ödendiğinin anlaşıldığı, adı geçen firma bu paranın gerçekte davacı tarafça ödendiğini bildirmiş ise de buna dair makbuz veya ticari defter kaydı gibi bir belge ibraz edilemediği, (... Nakliyat) ın bu beyanın davalı tarafça kabul olunmadığı, davacı ile (... Nakliyat) arasında sırf ardiye ücretinin davalıdan tahsili için oluşan söz birliğinin davalıyı bağlamadığı, bu durumda ardiye ücretini ödediğini kanıtlayamayan davacının bu ücreti davalıdan istemeyeceği, kaldı ki yaptığı taşımaların ücretini ihtarnamelere rağmen tahsil edemeyen davalının daha sonraki taşıma işlerini yapmaya BK.nun 81. maddesi karşısında zorlanamayacağı ve bundan doğan gecikmelerin sonuçlarından sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1 - İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları Müessesesi Liman Müdürlüğü'nün 21.5.1986, 9.3.1987 ve 15.10.1987 tarihli cevap yazılarından ... gemisinin davacı taşıtan adına İskenderun Limanı'na getirdiği 1.674.450 kg demirin limandaki ardiyelerden 13.8.1983 - 14.11.1983 tarihleri arasında kademeli olarak çekildiği, ardiye ücretinin o tarihte cari döviz kuruna göre 100.000.000,-TL olarak hesaplandığı; ancak değişen döviz kurları nedeniyle 7.09.1983 tarihinde davalıdan 4.924.834,-TL, dava dışı ... Nakliyat firmasından da 23.12.1983 tarihinde 162.800.817,-TL ardiye ücreti tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava dışı ... Nakliyat firmasının yatırdığı ardiye ücretinin davalı taşıyıcı tarafça ödenmesi gerekip gerekmediğine ve bu ücretten davalının sorumlu olduğunun kabulü halinde dava dışı firmanın yaptığı ödemeden dolayı davacının davalıya karşı talep hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Taraflarca 15.2.1983 tarihinde akdedilen taşıma sözleşmesinin 1/A-B maddesinde davalıya ton başına ödenecek muayyen taşıma ücretine liman, gümrük, tahmil-tahliye ve ardiye ücretlerinin dahil olduğu belirtilmiştir. Ancak davalı-taşıyan vekili anılan madde hükmünün limana gelen yükün müvekkilince liman sahasından alınıp taşınması mümkün olduğu halde davalının taşımayı zamanında gerçekleştirememesinden doğacak ardiye ücretlerinin davalı tarafça ödenmesini amaçladığını; oysa dava konusu ardiye ücretinin davacının ordinoları zamanında teslim etmemesinden doğan gecikmelerden ileri geldiğini ve kısmen de davacının sonraki taşıyıcısı ... Nakliyat firmasının faaliyet dönemine ilişkin olduğunu ileri sürerek bundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Bu durumda davalının taşıma akdini haklı nedenlerle fesh ettiğinin tespitine ilişkin olarak İskenderun Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nin 983/770 esasında açtığı davanın sonucu beklenerek davalının hangi tarihe kadar sözleşme hükümleriyle bağlı olduğu saptanmalı; bundan sonra taşımacılık, gümrük ve liman hizmetleri konularında uzman kişilerden oluşturulacak bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak davalının sözleşmeyle bağlı olduğu süre zarfında İskenderun Limanı'na davacıya taşınmak üzere ne miktar yük geldiği, bu yüklerin ne miktarının hangi süreyle ardiye bekletilmesinin normal bir taşımacılığın gereği olup sözleşmenin 1/A-B maddesi uyarınca davalı taşıyıcının buna göre ne kadar ardiye ücretiyle sorumlu olacağı tespit edilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik soruşturmayla ve taraflar arasında derdest bulunan diğer davada istihsal olunup bu davanın konusuna açıklık getirmeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2 - Yukardaki bentte açıklanan şekilde yapılacak tahkikat sonunda davalının sorumlu olacağı muayyen bir ardiye ücretinin saptanması halinde ise davacının bu ücreti davalıdan isteme hakkı bulunup bulunmadığının halline girişmelidir.
İskenderun Liman İşletmesi'ne 23.12.1983 tarihinde ödenen 162.800.817,-TL ardiye ücreti her ne kadar davacının sonraki taşıyıcısı ... Nakliyat firmasınca anılan işletmeye yatırılmış ise de davacı vekili bu meblağın Liman İşletmesi'ne ödenmek üzere müvekkilince ... firmasına verildiğini iddia etmekte ve davacının ... Bankası İskenderun Şubesi vasıtasıyla ... Nakliyat firmasına gönderdiği 645.994,53 $'lık havaleye ilişkin 9.12.1983 tarihli belgeyi temyiz dilekçesine ek olarak ibraz eylemektedir. Keza ... Nakliyat firmasının davacı vekiline hitaben yazdığı 16.2.1988 tarihli yazıda da tekrarlanmıştır.
... Nakliyat firmasının bu beyanının doğru olup olmadığı ihtimalleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde:
a) İlk ihtimal ... Nakliyat'ın kendi adına makbuz kestirerek yatırdığı ardiye ücretinin gerçekten davacı tarafından karşılandığıdır. Adı geçen firmanın davacı ile yaptığı taşıma sözleşmesinde davalının taşıma faaliyetinden doğan birikmiş ardiye ücretlerini davacıya karşı üstlenmesi hayatının mutad cerayanına ters düşeceğinden ... firmasının ardiye ücretini kendi malvarlığından ödemediği yolundaki beyanına itibar edilmeli ve nihai ödemeyi yapan davacının talep hakkının varlığı benimsenmelidir.
b) İkinci ihtimal olarak kendi aralarındaki sözleşmede ... Nakliyat firmasının birikmiş ardiye ücretlerini bizzat ödemeyi davacıya karşı üstlendiği ve ödediği ardiye ücretlerine bizzat katlandığı varsayıldığında ise ... firmasının davalıya ait bu borcu ödedikten sonra vekaletsiz iş gören sıfatıyla ve BK.nun 413. maddesine dayanarak ödediği meblağı davalıdan talep edebileceği gözönünde bulundurulmalıdır. Bu takdirde ise ... Nakliyat Firmasının kendi malvarlığından ödediği 162.800.817,-TL gibi büyük bir meblağa ilişkin talep hakkından davacı lehine feragat etmesi için hiçbir makul neden gösterilemez. Bir an için ... Nakliyat'ın bu meblağı kendi malvarlığından ödediği halde davacının tahsil etmesini istediği farz olunsa bile adı geçen firma bu isteğini alacağın temliki yoluyla kolayca gerçekleştirebileceğine göre ... firmasının beyanına itibar etmemek için hiçbir geçerli sebep bulunmadığı sonucuna varılır.
Şu halde davalının gerçekten sorumlu olduğu bir ardiye ücreti miktarının tespiti halinde davacının bunu davalıdan isteme hakkı bulunduğunun kabulüyle bir sonuca varılması gerekirken ... firmasının ticari defterlerini ibraz edemediğinden ve bu nedenle beyanı doğru sayılamayacağından bahisle davanın reddi cihetine gidilmesi keza bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 21.02.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy