(6762 S. K. m. 23)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 7.3.1989 gününde davacı avukatı M.Y. ile davalı avukatı E.T. gelip, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan bir adet biriket makinesi ve çimento silosu satın aldığını, bunların bedelinin bir kısmını nakit, bir kısmını da senetle ödediğini, bu mallar için 8.10.1980 tarihli faturanın gönderildiğini, daha sonra müvekkilinin ihtiyacı olan çimento siloları, biriket kalıpları ve yükleme bandı almak istediğini, davalının 18.11.1980 tarihli proforma fatura ile bunları 3.415.000 liraya vermeyi kabul etmesi üzerine, müvekkilinin ... Bankası şubesine başvurarak tesis kredisi almak istediğini, bankaca verilen 3.000.000 lira kredinin davalının 1.4.1981 tarih ve 70 Nolu faturayı tanzim edip bankaya ibraz edilmesi üzerine 3.000.000 liranın makbuz karşılığı davalıya ödendiğini, davalının mal bedelini almasına rağmen 1.4.1981 tarihli faturada belirtilen mallardan hiçbirini ihtarname tebliğine rağmen teslim etmediğini iddia ederek, fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere, 1 adet 30 tonluk çimento silosunu, 3 adet küçük asmolen kalıbını, yine 3 adet asmolen kalıbını, 2 adet biriket kalıbını ve 1 adet konveyör yükleme bandını ki toplam 1.465.000 lira bedelli malların aynen teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu faturada belirtilen malları müvekkilinin davacıya teslim ettiğini, satılan ve teslim edilen mallar için verilen faturaya davacının süresinde itiraz etmediğini, malları teslim alırken ihtirazı kayıt ileri sürmediğini savunarak davanın reddini, daha sonra malların davacıya satılmadığını ve bedel de ödenmediğini bildirmiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, bilirkişi raporuna ve toplanan kanıtlara nazaran, dava konusu faturada belirtilen satış işleminin tekemmül etmediği, davacıya satışının yapılmadığı, faturanın davacıya kredi temini için verildiği ve davacının bankadan kredi karşılığını alarak aynı tutarı kendi hesabına naklettiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.03.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy