(6762 S. K. m. 671)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kelkit Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.3.1988 tarih ve 53- 61 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı banka temsilcileri, bankaya tahsil için ciro edilen davalıların borçlusu oldukları dört adet bononun postada kaybolduğunu ileri sürerek bonoların iptalini talep etmiştir.
Davalılar, bonoların bedellerini ödediklerini belirtmişlerdir.
Mahkemece, zayi nedeniyle açılacak bono iptali davasını hasımsız açılması gerektiği gibi, henüz bonolar kendisine intikal etmeyen bankanın Kelkit şubesinin dava açma ehliyeti olmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Kambiyo senetlerinin zayi nedeniyle açılacak iptal davalarının hasımsız olarak açılması gerektiğinden bu gerekçe dolayısıyla isabetli olan mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına 25.04.1989 tarihinde gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Kural olarak ve dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre kambiyo senetlerinin zayiinden dolayı açılacak iptal davalarının hasımsız olarak açılmaları gerekir. Olayda ise, çek hamili davacı, çek keşidecisini hasım göstererek çekin iptali isteminde bulunmuştur.
Ancak hasımsız olarak açılması gereken bir davanın hasımlı olarak açılmış olması, istemin reddine tek başına bir neden olamaz. Davalı olarak gösterilen kişinin hasım mevkiinden çıkarılarak ve hasım gösterilmesi nedeniyle yaptığı masraflar varsa, bunların davacı tarafından ödenmesine karar verilerek, davaya hasımsız olarak devam edilebilirdi. Mahkemenin bu yöne ilişkin red gerekçesi bu sebeplerle yerinde değilse de, talep konusu bonolar henüz davacı banka şubesine intikal etmeyen zayi olmuş ve bu nedenle davacı şube hamil durumuna gelmemiş olduğu cihetle ve bu nedenle iptal isteminde bulunma hakkı olmadığından, sadece bu gerekçe ile ve sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması gerektiği, kanaatiyle çoğunluğun mahkeme kararının tüm red gerekçesini benimseyen onama kararına karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy