(6762 S. K. m. 503)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.5.1989 gününde davacı avukatı D.Y. ile davalı avukatı İ.Ö. gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili tarafların 1950 yıllarında kurulmuş... Matbaacılık ve Tic. Ltd. Şti. nin ortakları olduklarını ve 35 yıldan beri karşılıklı güvene dayanan her türlü hukuki tasarruftan birbirlerini 4.6.1986 tarihinde borç ve alacaklarından ibra ettikleri halde davalının 14.9.1973 tarihli resmi senede dayalı ve 12.9.1975 tarihinde ödeme şartını taşıyan ipotek muamelesine istinaden 2.1.1987 tarihinde 600.000 TL asıl alacak ve 660.000 TL faiz ki toplam 1.260.000 TL'den icra takibine geçtiğini, müvekkilinin zamanaşımı ve ibradan bahisle yaptığı itirazın memurlukça reddedilip müvekkilinin 630.000 TL ödemek zorunda kaldığını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiyle 630.000 TL'nin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında alacağın geçerliliğini muhafaza eden 12.9.1973 tarihli resmi senetten doğduğunu, faiz isteminin de yasal olup, ibralaşılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece icra dosyasına 16.9.1973 tarihli ipotek akit tablosuna taraflarca imzalanan karşılıklı ibraname ve anlaşma protokolü başlıklı belgeye ve bu belge içeriğinin aynen 4.6.1986 tarihli karar defterine geçirilmiş bulunmasına ve davacının yemin hakkını kullanmamış olmasına dayanılarak, ipotek akit tablosuna göre davacının davalıdan 12.9.1975 tarihinde ödemek üzere 500.000 TL aldığı ve bu senetle mücerret borç ikrarında bulunduğu ve şirket işleri ile ilgili olduğu yolunda bir ibare taşımadığı, ibralaşmanın ise tarafların ortağı oldukları şirket işlerine ilişkin olup ipoteğe bir atıfta bulunulmadığı bu itibarla ipotekli borcun devam ettiği ve davalının talebinde haklı olduğu sonucuna varılıp dava reddedilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve (karşılıklı ibraname ve Anlaşma Protokolü) başlıklı ibranamenin münderecatına göre davalının ortaklıktaki hissesinin bir kısmını bir üçüncü şahsa devri nedeniyle o tarihe kadar şirket hesaplarını kesin bir sonuca bağlamak amacıyla protokolün düzenlendiğinin anlaşılmasına, ipotek akit tablosuna göre ipotek borcunun şirket işleriyle ilgisi olduğunun anlaşılamamasına, bu itibarla mahkemenin ipotek borcunun ibranameye dahil olmadığını kabul etmesinde usul ve Yasaya bir aykırılık bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacı vekilinin temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.05.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy