(6762 S. K. m. 1296)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta acentesi arasında 28.9.1986 -28.9.1987 tarihleri için geçerli olmak üzere hırsızlık sigortası poliçesi düzenlendiğini, poliçede müvekkilinin adresinin yanlış yazılmış olması nedeniyle 20.9.1986 günü müvekkilinin adresinin düzeltilmesi için ve poliçenin 19. maddesine dayanılarak acenteye ihbarda bulunulduğunu ve bir itirazla karşılaşılmadığını, müvekkilinin evine 22.5.1987 günü hırsız girerek sigortalı eşyalardan bir Vizon kürkü diğer eşyalarla birlikte çaldığını, davalıya sigorta tazminatının ödenmesi için süresinde müracaat edildiğini ve fakat hırsızlığın sigorta edilen konutta değil de bir başka konutta olduğundan bahisle ödeme yapılmadığını, poliçeye yanlış adres yazılmış olmasının müvekkilinin hakkını ortadan kaldırmayacağını beyanla 1.500.000 lira tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, esasen poliçeyi imzalayan A.K.'nın Tali acente olması nedeniyle şirket adına poliçe düzenlemeye yetkisi olmadığını, acentelik sözleşmesine göre sadece teklif alıp müvekkili şirkete bildirmeye yetkili olduğunu, yetkisini aşarak yaptığı işlemlerden bizzat acentenin kendisi sorumlu olduğunu, hırsızlığın da sigortalı olmayan yerde meydana geldiğini, adres değişikliğinin poliçenin 8 md. ne göre 8 gün içinde bildirilmesi gerektiğini, acenteye yapılmış bir ihbarın müvekkiline yapılmış sayılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, poliçeye, C. Savcılığı tahkikat evrakına ve tüm dosya içeriğine dayanılıp, poliçede adresin yanlış yazılması üzerinde davacının doğrusunun yapılması yolunda tali acenteye poliçe umumi şartlarının 8 ve 18. maddelerine göre 30.9.1986 tarihinde yaptığı müracaatın davalıyı bağlayacağı ve hırsızlığın bildirilen bu adreste olduğu sonucuna varılıp 1.500.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.06.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy