(1086 S. K. m. 112, 337) (2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.1.1988 tarih ve 407-139 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; davalının, müvekkili aleyhine (3.750.000) liralık bono ile icra takibine giriştiğini, takip sırasında müvekkilinin borcundan fazlasını çeşitli şekillerde davalıya ödediğini, buna rağmen davalının sadece (1.225.000) lira aldığını beyanla icra takibine devam ettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya (2.876.875) lira borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, tarafların birbirlerinden açık hesap şeklinde alışverişte bulunduklarını, bono icraya konulduktan sonra dahi alışverişin devam ettiği, bu nedenle yapılan ödemelerin bono ile ilgili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının ticari defter niteliğinde olmayan defterindeki hesapların bono ile ilgisi bulunduğu yolunda bir kayıt olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin bononun icraya konulmasından sonra da sürdüğünü davacının kabul ettiği, banka havale dekontlarının bonoya karşılık olarak gönderildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmişlerdir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki (2) Nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Dava dilekçesinde (her türlü delil) demek suretiyle yemin deliline de dayanan davacıya ödeme iddiaları yönünden karşı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun nazara alınmamış olması hükmün davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3 - Davalının temyizine gelince; dava reddedildiğine göre HUMK. nun 112. maddesi uyarınca, icra takibinin durdurulması, yolunda verilmiş ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken hükmün kesinleşinceye kadar tedbirin devamına karar verilmesi doğru olmadığı gibi tedbir nedeniyle alacağını geç alacak olan davalı alacaklı yararına talep olmasa dahi HUMK. nun 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmemiş olması da doğru görülmemiş kabul şekline göre bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda 1 Nolu bentde yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 Nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına, 3 Nolu bentde gösterilen nedenlerden davalı yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy