(6762 S. K. m. 1269) (1086 S. K. m. 300)
Dava: Hükmü bozan dairenin 24.12.1988 gün ve 2438-7068 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince davalı şirkete taşıma rizikolarına karşı sigorta ettirilen emtianın S. Arabistan gümrüğünde hasara uğradığını ancak davalı sigorta şirketince satışın CİF olarak yapılması nedeniyle davacının sigortasının geçersiz olduğunu ileri sürerek ödemeden kaçındığını ileri sürerek 4.334.462 liranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddini istemiş bulunmaktadır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen karar Dairemizce davacı yararına bozulması üzerine davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1 - Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi cihetine gidilmiştir.
2 - Ancak TTK. nun 1269 ncu maddesinde de değinildiği gibi, mal sigortalarında ancak sigorta konusu yapılan mal üzerinde menfaat sahibi olanlar tarafından o mal sigorta ettirilebilir. Öte yandan, sigorta hukukunun ana ilkelerine göre de mal sigortalarında sigorta sözleşmesi sigorta ettirenin rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle ortaya çıkan gerçek zarar giderme amacına yönelik olup, sigorta ettirenin zenginleşmesine bir vesile teşkil etmemelidir.
Dava konusu olayda davacı taşıma sigortası yaptırmış olduğu emtiayı C/F esaslarına göre yurt dışındaki alıcısına satmış bulunmaktadır. Her ne kadar bu tür satışlarda taşıma sırasında meydana gelen hasar ve ziyadan satıcı sorumlu değilse de, davacı alıcı ile yapmış olduğu 15.12.1982 tarihli sözleşmenin 6. maddesi ile taşıma risklerinin satıcıya ait olduğu ve sigortanın satıcı tarafından yaptırılacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır. İhracat koşulları gereği C/F şeklinde fatura düzenlenmesinden sonra satıcının bu şartın aksini yükümlenmesi kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğine göre, bu sözleşme hükmünün geçerli olduğunun kabulü gerekir. Bu sözleşmenin daha sonraki tarihte yapıldığı davalı sigortaca kanıtlanamadığına göre, anılan ticari nitelikteki haricen düzenlenen bu sözleşmenin belirtilen tarihte yapıldığı hususu HUMK. nun 300 ncü maddesi uyarınca üçüncü kişi durumunda olan sigortacıyı da bağlaması gerekir.
Ne var ki, bu gibi durumlarda sigortada zenginleşme yasağının ihlal edilmediğinin ispatı külfeti davacı sigorta ettirene ait olmak gerekir. Nitekim davacı da mal bedelinin tamamının yurda getirilmediğini bildirerek bu hususu kanıtlamak yoluna gitmiştir.
Bu konuda gerek aracı bankanın gerekse Dış Ticaret Müsteşarlığı yazılarında mal bedelinin bir bölümünün ihracatın yapıldığı ülkede kaldığı belirtilmişse de eksik gelen paranın malın hasırlanmasından dolayı malın alıcısına ödenmesinden kaynaklandığı yolunda bir açıklama bulunmaktadır. Davacının 28 sayılı kararname gereğince ihracat bedelinin bir bölümünün kendi adına yurt dışında tutanak getirme olanağı da bulunduğuna göre ihracat bedelinin yurda eksik getirilmiş olması bu paranın malın alıcısına hasar bedeli olarak ödendiğinin delili olarak kabul edilemez.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacı satıcıya yurt dışında bıraktığı paradan hasarlı mala tekabül eden bölümünün malın alıcısına ödendiği konusunda ispat külfeti yükletilmeli ve bu husus somut bir şekilde kanıtlandığı takdirde şimdiki gibi davanın kabulüne, aksi halde yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca davanın reddine karar verilmelidir. Bu husus gereği gibi araştırılmadan tesis edilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazının REDDİNE, ancak 2 numaralı bentte gösterilen nedenle kararın bozulması gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.11.1988 gün ve 1988/2438-7068 sayılı ilamın 1 numaralı bendi kaldırılarak yukarıda 2 numarada yazılı bozma sebebinin bu bend yerine konulmasına ve bozma nedenlerinin bu şekilde genişletilmesine, 02.03.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy