(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.1988 tarih ve 217-819 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan bir daire satın almak istediğini, bu nedenle davalıya toplam (7.000.000) lira bedelli bonolar verdiğini taşınmaz alım satımından vazgeçilmesi nedeniyle karşılıksız kalan bonolardan (4.000.000) lira bedelli olanlarının mahkemece iptaline karar verildiğini belirterek halen davalıda bulunan toplam (3.000.000) lira bedelli bonoların da karşılıksız olması nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmalara gelmemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara nazaran davacının dava konusu bonoları davalıya verdiğine dair bir belge ibraz edemediği, davalıya yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, satın almaktan vazgeçtiği bir daire için davalıya verilen bonolardan (4.000.000) liralık olanının mahkemece iptal edildiğini, aynı ilişki nedeniyle davalıya verilen 30.1.1988 vadeli (1.000.000) lira, 30.2.1988 vadeli (1.000.000) lira, 30.3.1989 vadeli (500.000 lira ve 30.4.1988 vadeli (500.000) liralık toplam (3.000.000) lira bedelli bonoların karşılıksız kaldığını iddia ederek bu bonolar nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitini istemiş, dava sırasında bonolardan (1.000.000) lira bedelli olanlardan birini ödemek zorunda kaldığını bildirmiştir. Mahkemece konulan tedbir kararı üzerine 30.3.1988 vadeli (500.000) lira bedelli bononun ciro ile hamili olduğunu iddia eden A.G. isimli dava dışı bir şahıs tedbirin kaldırılmasını istemiştir.
Bu durumda dava konusu edilen bonolardan biri (1.000.000) lira bedelli, diğeri (500.000) lira bedelli olduğu anlaşılan iki bononun mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu 4 adet bonodan en az ikisinin mevcut olduğu anlaşıldığından, mevcudiyetin belirlenen bu bonoların aslı veya sureti istenilip araştırılarak bu bonolar yönünden davaya devam olunmak gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Mahkemece, davalı isticvap olunup, dava konusu vade tarihleri ve bedelleri bildirilen diğer bonoların davalıya verilip verilmediği, davalının bu bonoların alacaklısı olup olmadığı sorulup araştırılarak, bonoların mevcut olduğu anlaşıldığı taktirde davanın esasına girilerek bir karar verilmek icap ederken, bonoların davalıya verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle ve eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması, gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy