(818 S. K. m. 60) (6762 S. K. m. 707)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi olduğu 13.3.1986 tanzim tarihli, hamiline düzenlenmiş olan 3.250.000. TL. bedelli çekin davalı B.'e alınan borç karşılığı verildiğini, bu çek bedelinin tümünün müvekkilince muhtelif tarihli banka havaleleri ile davalıya ödendiğini ve davalıdan bu konuda ayrıca ibraname alındığını, davalının çek bedelini tahsil etmesine rağmen bu çeki müvekkiline iade etmeyerek kaybettiğini bildirdiğini, ancak daha sonra bu çekin davalının cirosu ile dava dışı Ş.E.'e verilmiş olduğunun anlaşıldığını, bu şahsın müvekkili hakkında aynı çeke dayanarak yaptığı takip sonucunda çek bedelinin mükerreren ödendiğini iddia ederek, ikinci kez ödenen çek bedelinin davalıdan tahsili için müvekkilinin davalı hakkında yaptığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek davalı itirazının iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya süresinde cevap vermemiş, BK.nun 60. maddesine nazaran davanın zamanaşımına uğradığını, çekin son haliminin icra takibinde takipten vazgeçtiğini ve bu nedenle ikinci kez ödeme olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan kanıtlara nazaran davacının 3.250.000. TL. olan dava konusu çek bedelini davalıya ödediği halde, bu çeki davalının dava dışı Ş.'ye cirosu sonucu onun yaptığı takipte davacının bu şahsa çek bedelini haricen ve ikinci kez ödemek zorunda kaldığı, icra takibinden feragatın çek bedelinin tahsil edilmediği anlamına gelmeyeceği, zamanaşımı definin zamanında ileri sürülmediği ve davacının bu defi savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediğini belirterek kabul etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delilerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 17.04.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy