(1163 S. K. m. 34, 53) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalı kooperatif ortağı olan müvekkiline kur'ada yapılacak yüzme havuzu bölgesinde konut isabet ettiğini ve havuz varsayılarak buna göre değerlendirme yapılıp 430 puan verildiğini ancak bilahare yapılmadığını, havuz faktörü olmasaydı daha az maliyet bedeli ödeneceğini belirterek, havuzun makul süre içinde yapılmaması halinde fazla ödeme, değer ve şerefiye farkı nedeniyle oluşan menfi zarardan 5.000.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında davacının kur'a çekimi sırasında ortak olmadığını, bilahare eşi Cengiz'in hissesini devraldığını, eşi Cengiz'in yönetim kurulu üyesi olduğu sırada havuz yapılması özel ve ısrarla bir teklifini yönetim kuruluna intikal ettirmediğini, ideal projede havuz varsa da statüsünde ne projelerde ve ne de kur'a zaptında havuz bölgesi adına rastlamanın mümkün olmadığını, genel kurul toplantılarında havuz yapımının konuşulduğunu, ancak maliyet yüksekliği nedeni ile inşasına başlanmadığını, davacıdan ek bedel de alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine dayanılıp kooperatifin taşınmazlarının denize uzak ve yakın diye iki kısma ayrıldığını, denize yakınların bahçelerinin küçük uzak olanların bahçelerinin büyük tutulmak suretiyle eşitlik sağlanmasının düşünüldüğü, kur'a çekimi sonucu isabet eden dairelerin 1978 yılında saptandığı, daire iktisap maliyetindeki puanlamada davacının havuz faktörü iddiasının puanlamada dikkate alınmadığı, havuzun yapılıp yapılmaması konusunun yasa gereği genel kurul kararına bağlı olduğu, böyle bir karar alınmadığı, ayrıca ferdi mülkiyete geçildiği, ana sözleşmenin 44-45. maddeleri uyarınca noterlikçe tasdikli değerlendirme yapıldığı, davacının tapuyu iktisap ederken itiraz etmesi gerektiği, ancak bu yönde herhangi bir itirazda bulunmadığı, tüm bu nedenlerle davanın sabit olmadığı sonucuna varılıp dava reddedilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyaya ibraz edilen 5.1.1978 tarihli değerlendirme raporunun 5. maddesinde havuz kompleksinin yapılacağı varsayılarak konutların değerlendirmeye tabi tutulduğu, ancak bilahare havuzun yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacıya isabet eden konutun havuz kompleksinin hemen yanı başında olması nedeniyle ve havuz da yapılmadığından bu yüzden bir kaybı söz konusu olabilir.
Bu durumda mahkemece, havuz faktörünün, değerlendirme işlemindeki etkisi üzerinde durulması gerekir. Mahkemece öncelikle 5.1.1978 tarihli değerlendirme raporu düzenleyenlerin bilirkişi seçilmesi cihetine gidilerek, havuz faktörünün nasıl dikkate aldıkları hususunda görüş ve değerlendirmelerine ilişkin rapor alınmak ve şayet aradan geçen zaman nedeniyle bu kişilerin bilirkişi seçimi mümkün olamazsa bu defa bu işlerden anlayanlar arasından seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden değerlendirme raporu göz önünde tutarak havuz faktörünün değerlendirmeyi ne oranda etkilediği yolunda rapor alınarak bir sonuca varmak gerekir.
Mahkemece yukarda açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, 09.10.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy