(2004 S. K. m. 68) (6762 S. K. m. 321, 691)
Dava: Hükmün temyizen tetkik davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin alacaklısı olduğu 1500.000 ve 123.000 liralık bonolara dayalı olarak yaptığı icra takibinde davalının imza inkarında bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile % 15 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, imza yönünden yaptırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalının itirazı, icraya konan bonolardaki imzalara yönelik olduğuna göre, imza incelemesi yapılırken incelemeye konu bonoların düzenleme tarihlerinden önceki zamana ait olan ve imza sahibi tarafından kabul edilen veya resmi mercilerce düzenlenen belgelerde mevcut imzaların mukayese imzası olarak temini ve esas alınması gereklidir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi incelemesinde bilirkişi, mukayeseye esas olarak davalının borçlusu göründüğü diğer icra takiplerindeki bonoları nazara almıştır. Oysa davalı sözü edilen icra takiplerinde de bonolarda mevcut imzaları inkar etmiştir. Bunun sonucu olarak, davalı tarafından kabul edilmeyen imzaların mukayese imzası olarak incelemeye esas alınması doğru değildir.
Mahkemece, yukarıda belirtildiği üzere incelemeye esas olabilecek mukayese imzalar temin edilerek bilirkişi incelemesi yapılmalı, ayrıca bonolardaki mevcut imzaların davalı şirketin adamlarından birine ait olduğu belirlense dahi bu imzanın davalı anonim şirketi ilzam edip etmeyeceği incelenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususların göz önünde bulundurulmamış olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün, temyiz eden davalı şirket yararına BOZULMASINA, 17.04.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy