(1086 S. K. m. 290, 293) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 17.10.1989 gününde davacı avukatı İ.O. gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukat dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkilinin damadı olan O.'ın emrine bankaya kırdırıp kredi temin etmesi ve vadesi geldiğinde bizzat ödemesi için miktarı, tanzim ve vade tarihleri boş bırakılmış bir bono imzalayıp verdiğini; davalı O.'ın bu bonoya 30.10.1986 tanzim ve 25.2.1987 vade tarihlerini sonradan yazıp 50.000.000.TL. meblağla doldurmak suretiyle akrabası olan diğer davalı M.'a ciro ettiğini, bononun hatır senedi olduğunu bilerek sırf davacıyı zarara sokmak amacıyla bonoyu devralan davalı M.'ın da bonoyu takibe koyduğunu ileri sürerek davacının mezkur bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili hatır iddiasının doğru olmadığını, bonoyu icra yoluyla edinen davalı M.'ın iyi niyetli hamil olduğunu, hatır iddiasının tanıkla ispatına muvafakat etmediğini savunmuştur.
Mahkemece kambiyo senedinin hatır amacıyla verildiği iddiasının tanıkla ispat edilemeyeceği, ortada (hile) bulunmadığı, bononun sonradan ve anlaşmaya aykırı surette doldurulduğu iddiasının da ancak kesin bir delille ispatı lazım geldiği, bu hususta yazılı delil ibraz edemeyen davacının teklif ettiği yeminin davalı lehdar O. tarafından eda olunduğu gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına her ne kadar damat-kayınpeder arasındaki uyuşmazlıklarda HUMK. nun 293/b.1 maddesi gereğince tanık dinlenmesi mümkün ise de taraflar arasındaki ilişkide alacak senede bağlanmış bulunmasına göre HUMK. nun 290. maddesi gereğince olayda şahit dinlenmesinin mümkün olmamasına, öte yandan senedin hatır için verildiği iddiası (hile) iddiası niteliği taşımadığından HUMK. nun 293/b.5 maddesine göre de tanık dinlenemeyeceğine göre temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda yazılı nedenlerle hükmün davacı yararına ONANMASINA, 17.10.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy