(1086 S. K. m. 230) (6762 S. K. m. 669, 690)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı E.Ü. ile Davalılar arasında düzenlenen protokol ile E.'ün davalılardan 4.500.000 TL aldığını ve bu para karşılığında lehtarı davalı A.Z. gösterilen 4.500.000 TL'lik bir bono verdiğini, müvekkilinin de bu bonoyu E.'ün yanı sıra hatır için imzaladığını, 6.11.1987 tarihli protokol gereği E.Ü. vecibesini yerine getiremediğinden aldığı bu parayı iade etmesi gerekirken edemediğini, davalıların müvekkilini sıkıştırmaları üzerine bu bono yerinde davalılara 20.5.1988 vadeli 5.500.000 liralık yeni bir bono vermek zorunda kalıp önceki bono için açtığı menfi tespit davasından da vazgeçmek zorunda kaldığını, davalılara hiçbir borcu olmadığını öne sürerek, 20.5.1988 vadeli 5.500.000 liralık bononun iptalini ve tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M.B. vekili cevabında, davanın, haksız anıldığını savunarak reddini istemiştir.
Davalı A.Z. cevabında dava konusu bono ile davacının iddiaları arasında bir alaka bulunmadığını, davacının aldığı araba için borçlandığını, kendisinden söz konusu bono ile para aldığını, ödeyemediğini, kendisinin de bonoyu borçlu olduğu diğer davalıya ciro ettiğini, bono ile davacının borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, icra dosyası ve davacının beyan ve ikrarına dayanılıp, davacının dava dışı E.Ü.'ın borcunu yüklendiği ve ancak E.'ten talepte bulunabileceği sonucuna varılıp, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mümeyyiz davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Davalı vekili 29.9.1988 tarihli delil listesinde... Emlak adına bastırılmış ve arka yüzünde davalılardan A.Z.'in imzası bulunan bir kartvizit'ten bahsetmiş ve bu kartviziti ibraz etmiştir. Gerçekten sözü geçen bu kartvizit davalılardan A.Z.'in adına olan senetten dolayı davacının elde 3.300.000 lirasını davalı A.Z.'e ödediği kaydedilmiş ve bu beyanın altına A.Z. yazılarak imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece bahsi geçen kartvizit'in değerlendirilmesi için tarafların HUMK. nun 230 ve devamı maddeleri hükümlerine göre isticvap edilip, bu belgenin geçerli olup olmadığı ve böyle bir ödeme varsa dava konusu bonoya mı yönelik olduğu araştırılmadan ve eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. Nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 28.05.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy