(1086 S. K. m. 236) (6762 S. K. m. 708)
Dava: Davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların müvekkillerinden satın aldıkları zeytinin bedeline karşılık verdikleri iki adet çeke dayalı olarak yaptıkları icra takibinin, çeklerin süresinde ibraz edilmediğinden bahisle iptal edildiğini ileri sürerek 1.094.485 lira alacağın 19.12.1984 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın davalılardan S. bakımından kısmen kabulüne, diğer davalı hakkında ise tamamen reddine dair tesis edilen karar Dairemizce onanması üzerine davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1 - Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve dava konusu çekler bakımından takip iptal edildiğine ve dava da temel ilişkiye dayanılarak açılan bir alacak davası niteliğinde olduğuna göre, davalı davadan önce temerrüde düşürülmediğinden, temerrüt faizine dava tarihinden itibaren hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2 - Ancak, davacılar vekili her iki çekin de dava konusu alacak nedeniyle davalı M.S. Ç. vekili tarafından düzenlenerek müvekkillerine verildiğini ileri sürmüş, davalılar vekilince cevap dilekçesinin (3) numaralı bendinde bu çeklerin teminat amacıyla davacı tarafa verildiği kabul edilmiş aynı zamanda davalı asil de 30.12.1986 tarihli isticaabında bu çeklerin vekili olan kardeşince düzenlendiğini kabul etmiştir.
Yine, dava dosyası içindeki 22.12.1983 tarihli vekaletnamede bu davalının kardeşine kambiyo senedi düzenleme yetkisi de verildiğine ve nihayet çek hesabı nezdinde bulunan bankaca verilen cevapta da bu çeklerin davalı S.Ç.'un çek hesabına ait olduğu bildirildiğine göre, her iki çekin de bu davalıya vekaleten kardeşi tarafından düzenlendiğinin kabulü gerekir. Esasen her iki çekin tanzim tarihinin de aynı olması da bu hususu teyit etmektedir.
Davalı taraf zeytinlerin tamamının teslim edilmediğini savunduğuna göre, hükümden düşmüş bulunan 500.000 liralık davalı vekilince düzenlenen çek davacı yararına temel ilişki bakımından yazılı delil başlangıcı kabul edilerek, davacı tarafın tanık dahil tüm delilleri toplanarak bu arada tartı fişleri de değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde hüküm tesisi gerekirken, bu hususları dikkate alınmadan davacı tarafın tanık dinletme istemi kabul edilmeyerek davanın 500.000 liralık bölümünün reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bendde açıklanan nedenlerle davacı tarafın yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, ancak 2 numaralı bendde açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 15.11.1988 gün ve 1988/2230-6809 sayılı onama kuralının kaldırılarak kararın davacı yararına BOZULMASINA, 26.05.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy