(6762 S. K. m. 179, 201, 205, 242) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davalı F. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu kerre ikmalen gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların... Koll. Şti.'ni 5.3.1980 tarihli sözleşme ile kurduklarını ve bunun 29.8.1980 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi ile ilan edildiğini, daha sonra davalılardan F.'un 500.000. TL'lik hissesini 8.03.1981 tarihinde tescil ve 27.5.1981 tarihinde ilan ederek diğer davalı N. ve diğer ortak F.Ö.'e devrettiğini, bilahare N.F.'nın şirketi feshettiklerini, müvekkilinin bu şirketle ortakları davalılar olduğu sırada ticari alış verişten senetli ve açık hesaptan alacaklı olduğunu, 1.335.950. TL'lik açık hesap alacağı için girişilen icra takibine F.'un itiraz ettiğini, TTK'nun 201-205. maddelerine göre ortaklar N. ve F.'un bu borçtan mesul olduklarını ileri sürerek, 1.335.950. TL. alacağın tespitiyle davalılardan yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline ve takibe haksız itiraz eden F.'dan icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı F. vekili, müvekkilinin Mayıs 1981 de şirketten ayrıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ortaklığı zamanından kalma borç bulunmadığını, diğer davalı N.'nin kendisinde bulunan şirket defterlerini ibraz etmemesinin müvekkilini bağlamayacağını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmaya da gelmemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya ve toplanan delillere göre, şirket tüzel kişiliğinin TTK'nun 242. maddesi uyarınca sicilden silinmemesi nedeniyle aynı yasanın 179. maddesi gereğince şirketle birlikte ortaklar aleyhine dava açılması gerektiği ve davacının kapanış tasdiki olmayan defterlerinin ispata yeterli olmadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, dairemizin 19.11.1985 tarihli ilamıyla davacı yararına bozulması üzerine; mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporuna, davacı tarafça yerine getirilen defter yeminine ve davalı N.'nin tebligata rağmen şirket defterlerini ibraz etmemesine göre davacının münfesih şirketten 1.335.950. TL. alacaklı bulunduğu sonucuna varılarak davalı F.'un takibe yaptığı haksız itirazın iptaline, 200.392. TL. icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsiline, davalı N. hakkındaki davanın tahsil davası olması nedeniyle 1.335.950. TL'nin yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, belli asıl alacak miktarının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı F. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı F. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı F. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 25.09.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy