(1086 S.K. m. 275, 375, 388)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesince verilen ... hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ... olmakla ... gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdolunan ve diğer davalılarca efaleten imzalanan (12.000.000) TL. limitli kredi açma sözleşmesi uyarınca davalı şirket lehine dava dışı bir kuruluşa hitaben (6.292.000) TL. bir teminat mektubu verildiğini, daha sonra mektup tutarının tazmin edildiğini, mezkur tutarın fer'ileriyle birlikte baliğ olduğu (6.493.622,50) TL.nın faiz ve gider vergisiyle birlikte tahsili için girişilen ilamsız takibin davalıların itirazı üzerinde durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve % 15 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar cevap vermemiş ve duruşmaya katılmamışlardır.
Mahkemece (6.292.000) TL. alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 70 faiziyle birlikte tahsiline imkan verecek şekilde davalı Nail ve Özer'in itirazlarının iptaline, fazlaya dair talebin reddine, dava sırasında da iflasına karar verilip malın bulunmaması nedeniyle hakkındaki iflas kapatılan davalı şirkete yönelik dava hakkında karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1 - Banka kredisi alacağının hesaplanması bankanın ticari defter ve belgelerinin incelenmesini ve elde edilen verilerin cari kredi faizi oranları ile kredinin kullanım süresi muvacehesinde değerlendirilmesi gerektiğinden, HUMK.nun 275. maddesi hükmü uyarınca özel bilgiye ihtiyaç gösteren bu incelemenin bilirkişi marifetiyle yapılması icap eder. Bu durumda bankacılık alanında uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılıp tarafların itirazları varsa bu hususlarda ek rapor da alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması lazım gelirken bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2 - Sözleşmeden doğan ve hesap edilebilir nitelikte olan kredi alacağının hüküm altına alınan tutarı üzerinden icra takibinden vaki itirazları iptal edilen davalılar aleyhine icra inkar tazminatı takdirine karar verilmek icap ederken davacının inkar tazminatına ilişkin talebin reddi cihetine gidilmesi İİK.nun 67. maddesi hükmüne aykırı olup hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ... 15.10.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy