(6762 S. K. m. 592, 599, 690)
Dava: Davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının dava dışı şahıslardan satın aldığı motor yağı karşılığında lehtar kısmı boş bırakılarak o şahıslara verdiği bonolardan 1.740.000 liralık bononun lehtar borcuna davalının ismi yazılarak davalı tarafından icra takibine girişildiğini, üçüncü kişilerden aldıkları yağlar bozuk olduğundan emniyetçe toplanıp alındığını ileri sürerek bonolarla davalıya borçları olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, bono karşılığında davacıya (...) marka yağ sattıklarını, icra takibi sırasında davacının bonodaki imzaya itiraz ettiğini savunmuştur.
Mahkemece, yargılama sırasında davacının TTK. 83/2 ye göre davalı defterlerine dayandığı, davalının verilen sürede defterlerini ibraz etmediği, aynı maddeye göre mahkemece davacıya teklif edilen yeminin davacı tarafından eda edildiği gerekçesiyle menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir.
Tarafların kararı temyiz etmeleri üzerine dairemizce, davacının TTK. 83/2 maddesi kapsamında davalı defterlerine dayanmış olmadığından davalının defterlerini ibrazdan kaçınması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, ispat yükü davacı üzerinde olduğundan davacı delillerinin toplanıp değerlendirilmesi gerektiği açıklanarak karar davalı yararına bozulmuş, bozma şekline göre de davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Davacı vekili, delillerin davalının ticari defterlerine hasrettiklerini kabul eden mahkeme kararının doğru olduğunu ileri sürerek karar düzeltilmesi itirazında bulunmuştur.
Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere, esasen davacının dava konusu beyanı lehtar hanesi açık olarak dava dışı A. ve S.Ö. isimli kişilere yağ karşılığı verdiğini ve yağların taklit ve sahte olması sebebiyle yetkili mercilerce toplatılıp ellerinden alındığını ve karşılıksız kalan senedin davalı eline geçerek lehtar hanesine davalı adının yazılmış olduğunu ileri sürmesine, TTK 690. delaletiyle 592. maddesine göre, lehtar hanesi açık olarak verilen bir bonoda lehtar hanesinin bonoyu alan kişi tarafından başkası adına doldurulmasının mümkün bulunmasına, her ne kadar davalı, davacıya yağ sattığını ve bonoyu bedel karşılığında davacıdan aldığını savunmuşsa da dava dilekçesinde yazılı iddianın öncelikle ve TTK. 599. maddesi karşısında davacı tarafından ispat edilmesi gerekmesine göre davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, 29.09.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy