(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Adana Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkilinin davalıların adi ortaklık olarak işlettikleri Üçler İstasyon Mağazası firmasına mal satarak karşığında muhtelif vadeli toplam 8.000.000 lira bedelli bonoları aldıklarını, bu bonoların vadesinde ödenmemesi üzerine birikmiş faizi ile birlikte 9.327.292 TL.'sı alacağın tahsili için Üçler firması hakkında yapılan ilamsız icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek, davalıların itirazlarının iptaline ve % 40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin adi ortaklık olarak işlettikleri Üçler Ticaret İstasyon Mağazasına satış yapıldığı iddia olunan malların yetkili bulunmayan Necmi K. tarafından mubayaa edildiğini, bu şahsın malları kendi adına aldığını ve kendi şahsi deposunda sakladığını, adi ortaklığın 26.5.1988 tarihinde feshedildiğini, bonolardaki imzaların Necmi K.'a ait olup imzalayan şahsı bağlayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan kanıtlara nazaran davacının icra takibinde Üçler İstasyon Mağazası'nı hasım gösterdiği, icra takibinde hasım gösterilen bu mağazanın tüzelkişiliği haiz olmadığı, bu nedenle yasal bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde davalıların icra takibine itiraz ettiklerini, bu borç ile imzaya itirazın yerinde bulunmadığını ileri sürerek itirazların kaldırılması ile alacağın ve inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Bu durumda açılan dava sadece itirazın iptali davası olmayıp alacağın ve inkar tazminatının tahsilini de içermektedir. Mahkemece davanın alacak davası olarak değerlendirilmesi ve tarafların bu çerçeve içinde iddia ve savunmalarının saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ve ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 3.5.1991 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy