(6762 S. K. m. 669, 675) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 19.6.1990 gününde davacı avukatı U.V. ile davalı Banka avukatı E.T. gelip, diğer davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Bankası şubesinden aldığı çeklerden iki adedini kaybettiğini, durumun adı geçen banka şubesine 12.1.1988 tarihinde bildirildiğini, Karabük Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nde zayi olan çeklerin iptali için dava açıldığını ve ödeme yasağı konularak 17.10.1988 tarihinde ticaret sicili gazetesinde zayi ilanı yapıldığını, imzası dışındaki bölümleri boş olan bu iki çekten birinin davalılardan S. tarafından 30.000.000 TL bedel konulup doldurularak davalı bankaya ciro edildiğini, yapılan ilan nedeniyle 18.10.1988 tanzim tarihli bu çekin davalı banka tarafından kötü niyetle alındığını, ayrıca ibraz süresi içinde ibraz olunmadığından kambiyo senedi vasfını kaybettiğini iddia ederek 306366 seri Nolu 30.000.000 TL bedelli çekin davalılardan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan S. duruşmalara gelmemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
Davalılardan banka vekili, müvekkiline temlik cirosu ile diğer davalının ciro ettiği çekin ibraz süresinin geçmediğini, müvekkilinin iyi niyetli ve meşru hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan kanıtlara nazaran davalı bankanın meşru hamil olup, çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı, davalı S.'ın çeki elinde bulundurmadığı, bu nedenle bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin davalılardan... Bankası A.Ş.ne yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkındaki hükmün onanması gerekmiştir.
2 - Diğer davalı S.D.'e yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ise, davacı dava konusu 30.000.000 TL bedelli çekin keşidecisi olup, TTK'nun 669., 675. maddelerine dayanarak dava konusu çekin iptalini isteyemez. Zira böyle bir dava açabilme hakkı çek alacaklısına veya hamillerine tanınmış olup, çek keşidecisine tanınmış bir hak değildir. Bu nedenle davacının TTK. 669 ve devamı maddelerine dayanarak açmış bulunduğu dava sonucunun beklenmemesi yerindedir. Ancak davacı dava konusu çekin imzası dışındaki bölümlerin boş olarak kaybedildiğini, çek hamili ve ilk ciranta olan davalı S.'ın çeki karşılıksız olarak ele geçirdiğini iddia ettiğine göre İİK'nun 72. maddesine dayalı olarak açılmış bulunan bu davada davalılardan S.'ın karşı da husumet yöneltilmesi doğrudur. Dava konusu çekte davalı S. ilk hamil olup ciro yoluyla çeki diğer davalı bankaya devretmiş olması davalı S.'ın davada hasım olmasına ve bu davalıya husumet yöneltilmesine engel olmayıp, mahkemenin davalı S. hakkındaki davayı husumet yönünden reddetmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, davacıdan iddiası ile ilgili delilleri istenilip incelenerek, davalı S. yönünden davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken davanın husumet yönünden reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin davalı bankaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile davalılardan... Bankası A.Ş.'i hakkındaki hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davalılardan S.'a yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalılardan S. hakkındaki hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 19.06.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy