(3065 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 2.11.1990 tarih ve 151-612 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraflar vekilleri tarafından istenmiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilince ithal edilen demirlerin davalıya teslim edildiğini, malzeme bedelinin müvekkiline ödendiğini, ancak liman tahliye, gümrükleme ve sair birtakım hizmetlere tekabül eden katma değer vergisinin davalıca ödenmediğini, oysa katma değer vergisinin fiyata dahil olmadığını, bu meblağın Vergi Dairesine müvekkilince ödendiğini ileri sürerek 47.387.609 liranın ödeme tarihinden itibaren % 54 reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme ile kararlaştırılan ücrete katma değer vergisinin dahil olmadığı iddiasının hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının asıl bedelleri ihtirazı kayıt dermeyan etmeden aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre sözleşmede katma değer vergisinin hangi tarafa ait olacağı konusunda hüküm bulunmadığı. Katma Değer Vergisi Kanunu ve ilgili tebliğler uyarınca katma değer vergisinden davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle 47.387.609 liranın dava tarihinden itibaren % 40 reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1 - Davaya konu edilen katma değer vergisi, artırılan mal bedelinden kaynaklanmayıp taraflar arasındaki sözleşme uyarınca malın nakli sırasında yapılan liman, tahliye, gümrükleme ve sair birtakım hizmetler ile ilgilidir. Davacı tarafından Romanya'dan getirtilecek mallar ile ilgili fiyatlar sözleşmenin 4. maddesinde ayrı ayrı belirlenmiştir. Belirlenen bu fiyatlara katma değer vergisinin dahil olup olmadığı veya bu fiyatlar dışında ayrıca davalıdan katma değer vergisi istenip istenilemeyeceği hususu öncelikle, tarafları bağlayıcı sözleşme hükümlerine göre çözümlenmelidir. Sözleşmenin 4. maddesinde, liman, tahliye, gümrükleme ve diğer tüm masraflar karşılığı getirtilecek malın tonu üzerinden bir fiyat saptanmış olup davacı bu fiyat karşılığında malı, davalıya teslim yükümlülüğü altına girmiştir. Bu fiyatın dışında ayrıca katma değer vergisinin davalıdan alınacağına dair sözleşmede bir hüküm yoktur. Aksine sözleşmenin 11. maddesine, sipariş konusu malın teslimine kadar nakliye ve yükleme de dahil olmak üzere tüm vergi ve harçların satıcı davacıya ait olacağı kararlaştırılmıştır.
Bu hale göre, sözleşme ile belirlenen ücret kendisine ödenen davacının, ayrıca katma değer vergisi adı altında davalıdan ek bir meblağ talebine hakkı bulunmamaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
2 - Yukarıdaki bent uyarınca davalı yararına yapılan bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 Nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA 2 Nolu bentte yazılı nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy