(6762 S. K. m. 1266/2, 1281/1)
Dava: Mahmut ile T... Genel Sig. A.Ş. arasındaki davadan dolayı Beyoğlu Asliye 1. Hukuk mahkemesince verilen 24.10.1989 gün ve 88/909-867 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı şirkete hırsızlığa karşı kasko sigortalı araçtan iki defada toplam 6.765.000 liralık mal çalındığı halde, davalının sigorta tazminatını ödemektn kaçındığını ileri sürerek belirtilen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili kasko sigortası genel şartlarına dayanarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair tesis edilen karar dairemizce davacı yararına bozulması üzerine, davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davanın dayanağını teşkil eden poliçe, motorlu kara nakil vasıtaları müşterek sigorta poliçesi olup bünyesinde kasko artan (ihtiyari) mali mesuliyet ve kaza sigortaları türlerinin taşımaktadır. Sigorta özel koşullarını içeren poliçe ön yüzünde araçta taşınan eşya hakkında özel bir bölüm mevcut olmayıp, sigorta poliçesinin sağ alt bölümüne (araçtaki mal 5.000.000 liraya sigortalanmıştır.) kaydı konulmuş bulunmaktadır.
Davalı sigotacı tarafından dosyaya ibraz edilen sigorta poliçesine ekli (Motorlu Kara Taşıt Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları)nda, sadece aracın çalınması ile ilgili koşullar düzenlenmiş olup, sigortalı araçta taşınan veya bulundurulan mala ilişkin sigorta teminatı koşullarını içeren bir düzenleme mevcut bulunmadığı gibi buna ilişkin bir kloz da poliçeye eklenmiş değildir. Kasko sigortaya ilişkin genel şartlarda ancak aracın ve teferruatının sigorta teminatı içerisinde olacağı hükme bağlanmış ise de, müşterek sigorta poliçesi olarak düzenlenen bu poliçede yukarıda değinildiği gibi, araçta bulunan ve ayrıca sigorta ettirilen mallar bakımından bu malların da kasko sigortası genel şartlarına tabi olduğuna ilişkin bir koşul bulunmamaktadır. Her ne kadar dosyaya ibraz edilen (Kasko Sigorta Tarifesine Ek Motorlu Araçlarda Taşınan Emtianın Sigorta Tarifesinde, araçta taşınan eşyanın kasko sigortası koşullarına tabi olacağı sonucunu doğuran bir kayıt var ise de bu gibi kayıtlar TTK.nun 1266/2. maddesi uyarınca sigorta poliçesi genel şartlarına dahil edilmedikçe veya bir kloz olarak sigorta poliçesi düzenlenirken poliçeye eklenerek sigorta ettirene verilmedikçe, bu kayıtların sigorta ettireni bağlaması mümkün değildir.
Sigorta poliçesine yukarıda açıklandığı gibi, araçtaki malların da sigorta edildiğine dair konulan kayıt karşısında mal sigortalarına ilişkin TTK.nun 1281/1. maddesi uyarınca sigortacı sigortalı mala ilişkin bütün rizikolardan sorumludur. Sigortacı taraf aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca rizikolardan istisna edilen hallerden olduğunun kanıtlamak zorundadır ki, dava konusu olayda da davalı sigortacı bu istisna koşulunu kanıtlayamadığına göre, araç çalınmış veya çalınmaya teşebbüs edilmemiş olsa dahi bu araçtan çalınan malların sigorta teminatı kapsamında olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu açıklamalar karşısında işin esasına girilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bu yönden bozulması gerekirken, bozma ilamında gösterilen nedenlerle bozulması doğru değil ise de daire bozma ilamı sonucu itibariyle yerinde görüldüğünden davalı sigorta vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme isteminin REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 15.500 lira karar düzeltme harcı ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK.nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 15.000 lira para cezasının kararıdüzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine 4.10.1991 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy