(1086 S.K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesi)nce verilen 8.11.1990 tarih ve 367-1620 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; (A.... Ticaret (M.A.) ünvanıyla ticari faaliyette bulunan davalının Yatağan ve civarından tütün alarak müvekkili kooperatifin araçlarıyla İzmir'e taşıma yaptırdığı halde navlun bedelleri toplamı olan (8668.722).TL. müvekkiline ödenmediğini, bedelleri istendiğinde tütünleri devrettiği dava dışı iki şirkete müracat etmelerini önerdiğini, oysa sözlü nakliye sözleşmelerinin davalıya yapıldığını ileri sürerek (8.668.722) TL.nın davalının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın, müvekkilinin ikametgahı İzmir'de görülmesi gerektiğine dair yetki ilk itirazında bulunduktan sonra taşımanın müvekkili adına yapılmadığından husumetin dava dışı şirketlere yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, mübrez belgelere nazaran sözleşmenin Yatağan'da yapılmış olduğu gerekçesiyle yetki ilk itirazı reddedilerek, davacı kooperatifin "A..... Tarım Ürünleri A.Ş."ile sözleşme yaptığı, bu şirketin aldığı tütünleri dava dışı iki şirkete devrettiği, davalı Mustafa'nın "A... Tarım Ürünleri A.Ş."nin sahibi yada ortağı olup-olmadığının belli olmadığı, davacının husumeti davalıya değil dava dışı üç şirketten birine yöneltmesi gerektiğinden bahisle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, mübrez belgelere nazaran sözleşmenin Yatağan'da yapılmış olduğu gerekçesiyle yetki ilki itirazı reddedilerek, davacı kooperatifin "A.... Tarım Ürünleri A.Ş.'ile sözleşme yaptığı, bu şirketin aldığı tütünleri dava dışı iki şirkete devrettiği, davalı Mustafa'nın "A... Tarım Ürünleri A.Ş."nin sahibi yada ortağı olup-olmadığının belli olmadığı, davacının husumeti davalıya değil dava dışı üç şirketten birine yöneltmesi gerektiğinden bahisle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1 - HUMK.nun 10. maddesine göre, müddeialeyh veya vekili dava zamanında orada bulunmak kaydı ile davanın akdin ifa edildiği yerde açılabileceği öngörülmüş bulunmaktadır.
Davanın açıldığı tarihte davalı Mustafa'nın ikametgahı İzmir'de bulunduğunun anlaşılması karşısında, HUMK.nun 10. maddesindeki koşul gerçekleşmemiş olması nedeniyle yapılan yetki itirazı yerinde olduğundan davanın HUMK.nun 9. maddesi uyarınca davalının ikametgahının bulunduğu İzmir Mahkemelerinde açılması gerektiğinden bahisle yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın reddi yolunda karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
2 - Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22.6.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy