(818 S. K. m. 49)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Beyoğlu İkinci Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 5.6.1990 tarih ve 873-409 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin muhasebeci olduğunu, hesapta yeterli para bulunmasına rağmen davalı banka Gebze Şubesinin hesapta para bulunmadığını belirtmesi nedeniyle keşide ettiği çekin İlyas Bey Vergi Dairesi'ne iade edildiğini, bunun üzerine anılan vergi dairesinin müvekkilinin çekle yaptığı ödemeyi iptal ederek alacağını müvekkilinden % 10 gecikme zammı ile birlikte tahsil ettiğini, bu nedenle müvekkilinin 57.575 TL. maddi zarara uğradığı gibi müşterileri nezdinde de küçük düştüğünü ve bundan sonra vergi dairesinin müvekkilinin çekle yaptığı ödemeleri kabul etmediğini belirterek, 57.575 TL. maddi tazminat ile 20.000.000 TL. manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takas odasındaki bir dalgınlığın ağır kusur olarak nitelenemeyeceğini, davacının halen müvekkili banka ile ilişkisini sürdürdüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere nazaran 57.575 TL. maddi tazminat ile 5.000.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafın manevi tazminat istemine dayanak yaptığı, vergi idaresince çeklerin kabul edilmediğine ilişkin iddiası davada sübut bulmadığı gibi davacı çekin karşılıksız çıkması nedeniyle ticari işlerinde gerileme olduğunu somut delillerle kanıtlayabilmiş de değildir.
Bu durum karşısında, tanıkların beyanları dikkate alınarak davacı lehine daha ılımlı bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, görevsiz mahkemece toplanan delillere itibar edilerek hükmedilen tazminat miktarı yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy