(818 S. K. m. 110)
Taraflar arasındaki davadan dolayı, (İstanbul Yedinci Asliye Ticaret Mahkemesince) verilen 17.12.1991 tarih ve 966-1194 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müflis banka ile davalı arasında imzalanan umumi taahhütname gereğince banka tarafından davalı lehine teminat mektubu düzenlendiğini, davalının mektup muhatabına karşı yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine teminat mektubu bedellerinin muhatap tarafından tazmininin istendiğini, bankanın 20.11.1985 tarihinde iflas etmesi üzerine ise muhatabın mektup bedellerini 8.4.1986 tarihinde masaya alacak kaydettirdiğini, davalının tazmin tarihine kadar ödenmesi gereken komisyon ve gider vergisini de ödemediğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, (112.186.671) TL.nın 8.4.1986 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket tasfiye memuru cevabında, kredi sözleşmesi ve teminat mektubu tarihinin 1982 olduğunu, olayda müruruzaman bulunduğunu, bu itibarla davanın sırf bu nedenle reddi gerektiğini, kaldı ki teminat mektubunun henüz tazmin edilmediğini, bankanın ödemede bulunmadığı gibi iptali için de dava açtığını, mücerret alacak kaydının zararın doğduğu ve tazmini gerektiği anlamı taşımayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mektup bedellerinin henüz tazmin edilmemesi nedeniyle davanın görülebilirlik şartının yerine gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı taraf dava konusu alacağın bir bölümünün komisyon ve gider vergisinden kaynaklanan alacak olduğunu ileri sürdüğüne göre, mahkemece istenmesi tazmin şartına bağlı olmayan bu talepler yönünden gerekli inceleme yapılarak (umumi taahhütnamenin 12. maddesi hükmü de gözönünde bulundurulmak suretiyle) davacının tahakkuk etmiş devre komisyon ve gider vergisi alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, teminat mektubu bedelinin henüz davacı tarafından ödenmediğinden bahisle davacının bu husustaki taleplerinin de reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bendde yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) nolu bendde yazılı nedenlerle davacı yararına (BOZULMASINA), (750.000). TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy