(818 S. K. m. 62) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 15. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/1992 tarih ve 797-1103 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının banka hesabına gelen 500.000 Liralık havalenin yanlışlıkla 5.000.000 Lira olarak hesaba geçirildiğini, davalı tarafından fazladan çekilen 4.000.000 Liranın bankaya iade edilmiş olmasına rağmen parayı kullanıp döneme ait faizin ödenmediğini ileri sürerek 1.028.402 Lira tutarındaki faiz ve banka muamele vergisi alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacı bankada bulunan hesabına 17.000.000 Lira tutarında havale beklendiğinden hesabına geçen 5.000.000 Lirayı çektiğini, ancak kendi adına 500.000 Lira geldiğinin anlaşılması üzerine bankanın 4.500.000 Lira geri istediğini, bu miktarın 2 ay içinde kısım kısım bankaya geri ödendiğini, kendisinin bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki yazılı kanıtlara nazaran fazla olarak hesaba geçen paranın çekilmesinde davalının kusuru bulunmayıp davacı bankanın kusurlu hareketi ile iyi niyetli olan davalıya ödemede bulunduğu bu nedenle davalının faizden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı banka, yanlışlıkla davalının hesabına geçirilen ve davalı tarafından kullanılan paranın kullanıldığı döneme ait faizini talep etmektedir. Her ne kadar davalı, paranın hesabına geçirilmesinde kusurlu değilse de; bu parayı kullanmış ve bir menfaat temin etmiştir. Ayrıca paranın iadesi için gönderilen ihtarnameye rağmen verilen süre içinde parayı iade etmemekle bu parayı bilerek kullanmadaki kastını ortaya koymuştur. Bu nedenle mahkemece davalının parayı haksız olarak kullandığı döneme ilişkin reeskont faizinin bilirkişiye hesaplattırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 17.01.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy