(6762 S. K. m. 762) (3095 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Erzurum İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi)nce verilen 1.7.1993 tarih ve 45-457 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki Horasa-Kars-Sarıkamış-Selim-İstanbul yolu alt temel malzeme yükleme ve nakliye işi konusudaki sözleşme gereğince akaryakıt fiyat farkının işyerinen en yakın satış yerinde uygulama yılı başındaki perakende satış fiyatında bir değişiklik yapılmış ise bu farkın göz önüne alınacağı kararlaştırılmış ise, davalı İdarenin işe başlama tarihideki perakende satış fiyatını baz olarak farkı hesapladığını ileri sürerek, 37.000.000 liranın son istihkak tarihi olan 15.6.1988 tarihinden itibaren % 54 ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili Kurum'un sözleşmedeki değişikliği ihaleden önce yaptığı, 2886 sayılı Yasa gereğince ihaleden önce gerekli gördüğü değişiklikleri yapma hakkına sahip olduğunu, davacının herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan ödemeleri kabul ettiğini ve sözleşmede faiz miktarı belirtildiğinden % 54 oranında faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve bilirkişi incelemesi sonucuna göre davacının gerçekleştirdiği iş dolayısıyla akaryakıt fiyat farkından dolayı alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Ancak, dava akaryakıt fiyat farkından doğan alacak istemine ilişkin olup, davacının davalıyı temerrüde düşürmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin alınması gerekmektedir. Öte yandan, kabul şekline göre % 54 oranında ticari faize hükmedilmiş ise de, faiz oranının belirlenmesinde dosya arasında herhangi bir dayanak yoktur.
O halde, mahkemece dava tarihindeki reeskont faiz oranının ne olduğu hususu Merkez Bankası veya bu bankanın şubelerinden sorulmak suretiyle tespit edilip sonucuna göre ve istekle sınırlı olarak reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.4.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy