(6762 S. K. m. 1065, 1066)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Beyoğlu Asliye Birinci Ticaret Mahkemesi)nce verilen 15.6.1993 tarih ve 66-264 sayılı hükmünn temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı a.nitrat emtiasının davalıya gemi ile taşındığını, tahliye sonucu 373 torba eksik teslim edildiğini belirterek, sigortalıya ödenen (11.706.092) TL. tazminatın ödeme gününden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacı ve sigortalısının ihbar külfetini yerine getirmediklerini, kargo raporunun yük tesliminden 8 gün sonra düzenlenmiş olması sebebiyle süresinde yapılmış bir itibar olmadığını savunarak davanınn reddini istemiştir.
Mahkemece; dosyadaki yazılara, bilirkişi raporu, toplanan delillere göre emteanın eksik teslimi ile ilgili usulüne uygun ve süresinde yapılmış tespit ve itibar bulunmadığından, noksanlıktan taşıyanınn sorumlu tutulamayacağı, her ne kadar kargo raporu acente olarak usulen imzalanmıştır" şeklindeki tespiti, yetkili makam tarafından yapılmış bir tespit olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, sigorta şirketi yükü gemiden eksik çıktığını ileri sürerek delillerini ibraz etmiş ve bu deliller arasında kargo raporuna da dayanmıştır. Kargo raporu tahliyeden sonra 20.2.1992 tarihinde düzenlenmiş ve bu rapor acente "Noksanlık donatana aittir. Acente olarak usulen imzalanmıştır" şerhi ile imzalamıştır. Görüldüğü üzere acente kargo raporunda belirtilen eksikliğe itiraz etmemiş ve sadece kendisinin sorumlu bulunmadığını açıklamak istemiştir. Başka bir deyişle, kargo raporu imza edilirken belirtilen itirazlar yükün eksik olmadığına ilişkin değildir.
Açıklanan bu duruma göre, yükün gemiden eksik olarak boşaltıldığı ve ayrıca bu eksikliğin çetele defteri ile de teyit edildiği anlaşılmasına göre yükün eksik olan bölümünden taşıyıcının sorumlu bulunması gerekmekle davanın kabulü icab ederken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanann nendenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.4.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy