(1163 S. K. m. 27)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 16.9.1993 tarih ve 501-385 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üyesi bulunduğu davalı kooperatifin yönetim kurulunca herhangi bir ihtar yapılmaksızın borcunu ödemediğinden bahisle ortaklıktan ihraç edildiğini oysa tüm borçların zamanında ödendiğini ileri sürerek 28.5.1991 tarihli ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının 1990 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim ay'larına ait tahsillerini ihtarnamelere rağmen ödemediği için ihraç edildiğini, üç ay içinde dava açılmadığı için çıkarma kararının kesinleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme; toplanan delillere göre çıkarma kararının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden davanın süresi içinde açıldığının kabulü gerektiği, ibraz edilen makbuzlar ve bilirkişi raporuna göre davacının, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim 1990 aylarına ait aidatlarını (aylık 200.000 lira olmak üzere) ödemiş bulunduğu anlaşılmış ise de birinci ve ikinci ihtarnamelerde talep edilen borcun "ikinci dilim inşaatı kat payı" borcu olduğu ve bu borcun ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm; davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının ortağı bulunduğu davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle alınan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davacıya gönderilen ihtar yazılarının davacıya tebliğ edildiği belli olmadığı gibi Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi gereğince gönderilen bu ihtarnamelerdeki borç miktarları da farklıdır. Dairemizin yukarıda açıklandığı gibi ihtarnamelerin davacıya tebliğ edildiği de belli değildir. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.5.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy