(6762 S. K. m. 58) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Konya Üçüncü Asliye Hukuk Mahkemesi)'nce verilen 24.12.1993 tarih ve 839-955 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, likit petrol gazı dağıtım şirketi olan müvekkilinin ticari ünvanının, 551 sayılı Markalar Kanunun hükümlerine göre "marka" olarak tescili olduğunu, TS-55 gereğince üretilen LPG tüpleri üzerinde imalat sırasında markanın yazılmasının zorunlu olduğunu; 29.5.1990 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Sanayi Bakanlığı Tebliği uyarınca, bayilerin bir tek şirkette sözleşme yapabildiğini; davalının ipragaz bayii olmadığı halde "İpragaz" markalı boş tüpleri başka yerlerde doldurulup satışa arzetmek suretiyle haksız rekabette bulunup marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davalıda mevcut "İpragaz" markalı tüplerin saptanarak toplatılmasını ve imhasını, satışının yasaklanmasını ve kesinleştikten sonra hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin "Tüpgaz-Totalgaz" Firmasının bayisi olduğunu, davacıya ait marka altında tüp satışa arzetmediğini ancak, davacının değindiği tebliğin yürürlüğünden sonra, ellerinde kalan başka markalı tüplerin takas edilmek üzere bulundurulduğu, bunların satışa arzedilmediğini; tebliğ sonrası geçiş süresinde, zamanla başka markalı tüplerin tamamen elden çıkartılacağını, müvekkilinin takas koşullarına uygun olarak veya bedeli ödenmek kaydıyla yedindeki "İpragaz" markalı tüpleri istendiği anda davacıya iade etmeye hazır olduğunu, tüplerin imhası isteminin yasal olmadığını savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, tespit işlemi, tüplerin değerine ilişkin araştırma sonuçları ve marka tescil belgesine göre, yapılan tespitte davalı işyerinde 4 adet piknik ve 8 adet 12 kg.lık tüpün dolu, 18 adet 12 kg.lık tüpün boş olarak bulunmasının, savunulduğu gibi, davacı markalı bu tüplerin takas değil satışa arz amacıyla bulundurulduğuna delalet ettiği ve bu suretle davalının davacıya karşı haksız rekabette bulunup tescili markasına tecavüz ettiğinin sübuta erdiği gerekçesiyle tüpleri karşılığı olan (5.500.000) liranın davacı şirketçe yatırılması halinde yediemindeki tüplerin davacıya teslimine, karar kesinleştiğinde ilanına, davalıca haksız olarak doldurulmuş İpragaz tüpleri mevcutsa bedelleri depo edildiğinde toplatılmasına ve davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Haksız rekabetin ortadan kaldırılması talebi; bu fiilin sonuçlarının, somut olayda ise davalı işyerinde bulunan davacı markalı tüplerin imhası hususunu da kapsamaktadır. Davacı taraf, davalının bulundurduğu "İpragaz" markalı tüplerin imhasını istediği ve tüplerin kendisine teslimi yolunda bir talep serdetmediğine göre, haksız rekabet iddiasını yerinde bulan mahkemece, TTK.nun 58. maddesi ilk fıkrasının C bendi hükmü uyarınca haksız rekabet fiiline konu toplerin imhası talebinin kabulü gerekirken, HUMK.nun 74. maddesine aykırı olarak talebin dışına çıkılmak suretiyle, yediemindeki tüplerin bedeli mukabilinde davacıya teslimine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Daha önce, haksız rekabet fiilinin ilişkin olduğu tüplerin, bedeli ödenmek kaydıyla davacıya teslimi gerektiği yönünde bir çözüm tarzı benimseyen Dairemiz, bir süredir yukarıda anılan Kanun maddesinin lafzına ve ruhuna uygun olarak, talep halinde, davacıya teslim edilecek tüplerin depozito bedellerinin ödenmesi gerekliliği yönündeki uygulanmasını sürdürmekle beraber, evsafını yitirmiş olabilecek standart dışı tüpleri geri almaya zorunlu kılacak uygulamayı hakkaniyete uygun bulmadığından, eski içtihatlarından kısmen dönerek, davacının talebi halinde, haksız rekabet fiiline konu tüplerin imhası gerektiği doğrultusunda bir çözüm tarzına, yönelmiştir. Tüplerin imhası talebinin kabulü gerekirken, bedelinin ödenmesi kaydıyla davacıya iadesine dair verilen hüküm unsuru doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy