(818 S. K. m. 107)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, Üsküdar Asliye Beşinci Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.11.1994 tarih ve 80-744 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalıya işletme sözleşmesi ile verilen benzin istasyonunun, sözleşme 31.12.1992 tarihinde sona ermesine rağmen müvekkiline iade edilmediğini, ihtarnamelerin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalının müdahalesinin men'i ile işletmenin müvekkiline teslimini, bir aylık ecrimisil tutarı (100.000.000) liranın % 30 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; müvekkilinin fuzuli işgal olmadığını, kiracılık sıfatının devam ettiğini, kiracılık sıfatlarının tespiti için açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, sözleşmenin bitim tarihinin temdit anlaşmasına göre 1.1.1994 olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmenin kira akti değil, işletme sözleşmesi olduğu, bu nedenle 6570 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı ve sözleşme süresinin bitimi ile birlikte davalının müdahalesinin men'inin gerektiği gerekçesiyle akaryakıt istasyonunun 1.1.1993 tarihi itibariyle davacıya teslimine, bilirkişi raporunda belirtilen (70.000.000) lira ecrimisilin dava tarihinden itibaren % 30 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 124.085.000 lira temyiz ilam hacminden peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 6.000.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 04.07.1995 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, taraflar arasında işletme sözleşmesinin ve davalı da, 6570 sayılı Yasaya dayanan kira sözleşmesinin oluştuğunu öne sürmüşlerdir. Bir sözleşmenin hukuki niteliği; tarafların, bu sözleşmeye vermiş oldukları isme göre değil, sözleşmenin içeriğine göre saptanır. Taraflar arasında kurulan ve en son 31.12.1992 günü sona eren sözleşme, işletme sözleşmesinin bir türü olan hasılat kirası sözleşmesidir. Bu sözleşme için BK.nun 270 ve devamı maddelerinde öngörülen hükümler uygulanır. Açıklanan bu duruma göre, taraflar arasındaki sözleşmenin, işletme sözleşmesi olduğu biçimindeki görüşe katılmıyorum. Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesine ve sözleşmenin üstün tarafı açık sahaları kapsamına göre, yerel mahkemece verilen karar, sonuç olarak doğru olduğundan, sadece gerekçe yönünden sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy