(6762 S. K. m. 1292)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.11.1994 tarih ve 142-990 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı Vekili, davalı şirket nezdinde mecburi mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan müvekkiline ait aracın dava dışı H.K. ait araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, H.K. tarafından açılan tazminat davası nedeniyle müvekkilinin 58.000.000 TL' nın reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmişler.
Davalı vekili cevabında, kaza tarihinde davacının poliçe nedeniyle hak sahibi olmadığından dava açamayacağını, ihbar mükellefiyetinin süresinde yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere nazaran, kaza tarihinin 12.4.1992 olup davacının ise poliçeden doğan hakları 21.4.1992 tarihli zeyilname ile devraldığı, bu itibarla kaza tarihinde poliçe sahibi olmadığından davacının poliçeye dayanarak dava açamayacağı, öte yandan davacının ihbar yükümlülüğünü de yerine getirmediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu zorunlu trafik sigortalı araç davacı İ. tarafından rizikonun gerçekleşme tarihinden önce 24.2.1992 tarihinde dava dışı İ. ile birlikte dava dışı sigorta ettirenden devir alınarak keyfiyet davalı sigortalıya bildirilmiş ve bu konuda zeyilname düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu durum karşısında davacının riziko tarihinden önce dava dışı İ. ile birlikte sigorta ilişkisinin davalı sigorta şirketi ile kurmuş bulunmasına rağmen mahkemece sadece araç plaka numarasının değişikliğine ilişkin ve rizikonun gerçekleşmesi tarihinden sonraya ait 21.4.1992 tarihli zeyilnameye dayanılarak davanın reddi doğru olmadığı gibi, ihbar koşulunun yerine getirilmemesi bir kasta dayanmadıkça sigorta ettirenin sigortadan kaynaklanan haklarını bertaraf edemeyeceği de düşünülmeden davanın yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 05.06.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy