(3095 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.02.1995 tarih ve 914-94 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın müşterilerinden olan davalının hesabından 19.01.1994 tarihinde talimatı üzerine EFT sistemi ile Türk Dış Ticaret Bankası Karaköy Şubesindeki hesabına 792.500.000 Lira havale edildiğini faks talimatının okunaksız olması nedeniyle teleks ile talimatın tekrarlanması ve hem faks hem de teleks talimatlarının hataen ayrı ayrı işlem görmesi nedeniyle aynı miktar paranın aynı gün tekrar havale edildiğini fazladan ödenen paranın davalıdan geri istendiğini, en son 28.06.1994 günlü ihtarname üzerine davalının 792.500.000 Lirayı iade ettiğini, faizinin ödenmediğini ileri sürerek 579.533.910 Liranın %230 oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, mükerrer ödenen paranın müvekkilince haberdar edilir edilmez 28.06.1994 tarihinde iade edildiğini, olayda tamamen bankanın kusurlu olduğunu, bankalar nezdinde yüksek miktarda ticari işlemi bulunan müvekkilinin bu fazla ödemeyi fark edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki yazılı kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın mükerrer ödeme yapmasının BK. 62. maddesi anlamında borç almayan şeyin ifası niteliğinde olduğu yani davalının bu miktar kadar sebepsiz zenginleştiği, davalının ihtarname üzerine parayı iade ettiği, temerrüdü söz konusu olmadığı, davalının iyi niyetli olduğu, sebepsiz zenginleşme olayı ticari iş niteliğinde olmadığından paranın davalı tarafça kullanıldığı süre için reeskont faizi istenemeyeceği, ayrıca taraflar arasında kredi ilişkisi bulunmadığından davacının kredi faizi isteyemeyeceği, bu durumda davacının 20.01.1994 ile 27.06.1994 tarihleri arasındaki süre için % 30 yasal faiz talep edebileceği gerekçesiyle 102.265.068 Liranın dava tarihinden itibaren % 30 oranında yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık bankacılık işlemlerinden doğmaktadır. Bu uyuşmazlık tarafların ticari işletmeleri ile ilgilidir. Uyuşmazlığın bu niteliğine göre, ticari faize karar vermek gerekir. Ancak, taraflar arasında ticari temerrüt faizinin ne oranda olacağı hususunda bir sözleşme yoktur. Bu itibarla, davacı tarafın talep ettiği sözleşmeye ilişkin temerrüt faizi oranına değil, reeskont oranında ve talebin niteliği de göz önüne alınarak avansa ilişkin faize karar vermek gerekirken, mahkemece, bu yönün gözden uzak tutulmaması doğru görülmemiş ve davacının temyiz itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy