(2918 S.K. m. 90) (818 S.K. m. 43, 44) (1086 S.K. m. 389, 204)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Beyloğlu Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi)'nce verilen 29.3.1995 tarih ve 78-145 sayılı hükmün temyizen tekiki dava Mustafa vekili tarafından istemiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekilline ait araca, davalı şirkete sigortalı ve diğer davalıya ait aracın kusurlu şekilde çarparak hasara uğrattığını ve müvekkilinin Almanya'ya döndüğünde aracını hurdaya ayırmak zorunda kaldığını ileri sürerek, piyasa değeri olan 5800 Alman Markı, Avusturya'daki çekme bedeli olan 975 Avusturya Şilini ve Türkiye'deki çekme bedeli olan 800.000 Lira'nın olay tarihinden itibaren faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mustafa; Edirne asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, hurdaya atılacak araçla o kadar yol yapılamayacağını, hasarı kabul etmediklerini, onarılabilecek nitelikte bulunduğunu, kendi araçlarındaki hasarın takasını istediklerini ve döviz olarak istekte bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 5000 Alman Markı ve 675 Avusturya Şilini'nin olay tarihinden itibaren devlet bankalarının bu dövizlere verdikleri bir yıllık mevcuat faiziyle birlikte hesaplanacak miktardan davalı aracının hasarından doğan 4.637.250 lira % 25 tutarındaki miktarın takas suretiyle mahsubuyla kalan miktarın davalı sigorta şirketi poliçesindeki limitle sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müteselsilen tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Mustafa vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Mustafa vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, olayda % 25 oranında kusurlu bulunduğuna göre, hükmolunan tazminat bedelinden bu oranda indirim yapılmaması doğru değildir.
3- Davalının takas talebi mahkemece kabul edildiğine göre, davacı alacağının yabancı para cinsinden olduğu gözetilerek, takasa konu edilecek davalı hasarının miktarı açıkça belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde (hesaplanacak döviz alacağından 4.637.250 lira % 25 tutarındaki miktarın takasına) karar verilmesi de doğru görülmediği gibi hükmedilecek döviz alacağına uygulanması gereken faiz oranının araştırılıp hüküm yerinde belirtilmesi yerine (devlet bankalarının bu dövizlere verdikleri bir yıllık mevduat faizine) hükmolunması ile yetinilmesi de doğru olmadığından hükmün bu sebeplerle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte yazılı nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (REDDİNE), (2) ve (3) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle kararın davalı Mustafa yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.9.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy