(1086 S. K. m. 38) (743 S. K. m. 581)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.12.1994 tarih ve 847-1796 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar Celal,B.... Kardeşler AŞ.'nin vekili tarafından istenmiş olmakla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalıların 1000 hisseli Başer A.Ş.'nin ortakları olduklarını, şirteni 16 hissesinin de murisleri İbrahim Başer'e ait iken İbrahim'in 8.6.1984 tarihinde ölümü üzerine bu hisselerin varislerine katıldığını, bu 16 adet hamiline hisse senetlerinin davalılardan Sabri'nin elinde iken Sabri'nin dört kardeş arasında paylaştırılmak üzere bu senetleri davalı şirkete bıraktığını, davalılardan Celal Başer'in 16 hisseden dördünü başkalarına devrederek ilgilisine 13.5.1993 tarihli genel kurul kararı için giriş kartı verdiğini ileri sürerek dilekçede numaraları belirtilen 16 adet hisse senetlerinin muris İbrahim Başer'e ait olduğunun tespiti suretiyle taraflar arasındaki çekişmenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Celal Başer vekili cevabında, muris İbrahim'in altı mirasçısı bulunduğundan sadece dördünün taraf olduğu davanın husumet eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini, davacının şirket genel kurul kararının iptali için açtığı davanın reddolunduğunu ve o davadaki bu 16 hissenin Sabri Başer tarafından devralındığının kesinlik kazandığını, esasen davalı Sabri'nin muris İbrahim'in sağlığında devraldığı hisse senetlerini rızaen müvekkili Celal'e devrettiğini, müvekkilinin de bu senetlerden dördünü Hayri Erdoğan isimli şahsa teslim ve devrettiğini belirterek davanın reddini istemiş, davalı Sabri vekili ise babası İbrahim'e bakım ve yardım karşılığı bu hisselerin devralındığını, senetlerin şirket kasasında saklanmasının yerleşmiş bir uygulama olduğunu, müvekkilinin 16 hissesinden 4'ünün Celal başer tarafından rıza dışında üçüncü kişilere devredildiğini belirterek 16 hissenin müvekkiline ait olduğunun tespitini, davaya cevaben ve karşı dava olarak talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere göre dava konusu 16 adet hamiline hisse senedinin muris İbrahim'in ölümünden sonraki 16.7.1984 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde İbrahim Başer varisleri adına gösterilmesi nedeniyle murisin sağlığında davalı sabri'ye devredildiği, savunmalarının yerinde olmadığı, daha önce genel kurul kararının iptali için açılan davanın bu dava için kesin hüküm ve kesin delil özelliği taşımadığı, bu hisselerden dördünü bilahare devralan davalı zeki'nin kötü niyetle devraldığı ispatlanmadığından bu dört senetle ilgili davanın reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu hamiline hisse senetlerinden 12 adedinin muris İbrahim'e ait olduğunun tespitine, diğer dört adet senetle ilgili davanın ise reddine, davalı Sabri'nin karşı davasının ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hüküm; davalılardan Celal Başer ve Başer A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı şirkete ait bir kısım hisselerin davacının murisi İbrahim'e ait olduğunun tespitine ilişkindir. Davacı, mirasçılardan biri olarak tek başına işbu davayı açmıştır Bu gibi durumlarda tek başına dava açılması mümkün ise de, davanın görülebilmesi için davanın tarafı olmayan diğer mirasçıların da muvafakatlarının alınması veya MK.nun 581. maddesine göre miras şirketine mümessil tayin ettirilmesi gerekir.Mahkemece, bu prosedüre uyulmaksızın davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1)nolu bentde yazılı nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalılar yararına BOZULMASINA,(2) nolu bentde yazılı nedenle sair hususların incelenmesine yer olmadığına (6.000.000) TL.vekalet ücretinin davacıdan alınıp,mümeyyiz davalı Celal'a verilmesine,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy