(2918 S. K. m. 80, 85, 100) (6762 S. K. m. 1292, 1299) (Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Bornova 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 1.5.1995 tarih ve 234-326 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete trafik ve ihtiyari mali sorumluluk poliçeleri ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında üçüncü şahıs aracında meydana gelen hasarın davalı kaçındığı için açılan dava sonucu müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek, 7.000.000 TL. nın olay tarihinden dava tarihine kadar faizi olan 7.510.000 TL. ile birlikte toplam 16.510.000 TL. nın dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, ikametgahları olan Beyoğlu Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve teminat limitlerinden bakiye 7.000.000 TL.'nın kaldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre yetki ile zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı ve davacının aleyhine hüküm kurulan miktarı olay tarihinden itibaren faiziyle isteyebileceği gerekçesiyle, 15.282.825 TL'nın davalıdan tahsiline, ana para olan 7.000.000 TL'na dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki faizin başlangıcıyla ilgili bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Motorlu araç işleteni olan davacı, aracının trafik kazasında üçüncü şahıs aracına verdiği zararı karşıladıktan sonra, bu hasarın sigorta teminatı içinde kaldığını ileri sürerek, aracını ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile sigortalayan davalı aleyhine tazminat isteminde bulunmuştur.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinde motorlu araç işleteninin o aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına neden olursa bu zarardan sorumlu tutulacağı belirtildikten sonra aynı Yasa'nın 90. maddesinde maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı açıklanmıştır. Haksız eylemden kaynaklanan davalarda, eylemin oluştuğu anda zarar görenin alacağı muaccel hale geleceğinden, kural olarak olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.
İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasından doğan uyuşmazlıklarda ise, tazminat alacağının ne zaman muaccel olacağı saptanırken, KTK. nun 100. maddesinde aynı Yasa'nın tazminat ve giderlerin ödenmesi ile ilgili 98 ve 99. maddelerine yollama yapılmadığı gibi genel şartlarda da buna paralel bir düzenleme bulunmadığı için genel hükümlere başvurulması uygun düşer. Konuyla ilgili genel düzenlemenin yapıldığı Türk Ticaret Kanunu'nun 1299. maddesi uyarınca, sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı Yasa'nın 1292. maddesi hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. TTK. nun 1292. maddesinde ise, sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içerisinde sigortacıya haber vermekle zorunlu olduğu bildirilmiştir. Nitekim ihtiyari Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarında da bu maddeye paralel olarak sigorta ettirenin sorumluluğunu gerektirecek her olayın öğrenildiği tarihten itibaren beş gün içerisinde sigortacıya bildirilme yükümlülüğü getirilmiştir. Buna göre ihtiyari Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacıya yapılan ihbarla sigorta bedelini ödeme borcu muaccel hale gelir ve bu ihbar sigortacıyı temerrüde düşürür.
Açıklanan bu durum karşısında, davacının haksız fiil sorumlusu olarak aleyhine açılan davada yükümlü tutulduğu olay tarihinden itibaren yürütülen faizi ödemek zorunda kalması davacıya, sigortacısının sigorta bedelini ödeme borcunun henüz muaccel hale gelmediği sigortacı davalıya olayın bildirildiği tarihten önceki döneme ait gecikme faizinden sorumlu olmayan davalıdan bu parayı isteme hakkı vermeyeceğinden, mahkemece davacının ihtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesi ile karşılanan teminat dolayısıyla davalı sigortalıya olayı bildirdiği tarih gözönünde bulundurularak poliçe bedeli olan 7.000.000.- TL.'na bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, daha geriye gidilerek yazılı şekilde olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 12.10.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy